Uçak Mühendisi Tekstilci Bir Kadın: Duygu Sivrioğlu

İTÜ Uçak Mühendisliğini bitiren Duygu Sivrioğlu'nun uçak bakım hangarında başlayan kariyer yolculuğu, bir tekstil fabrikasının genel müdür koltuğunda devam ediyor. İlham veren, kadınlara cesaret veren kariyer yolculuğunu konuşmak üzere sayfalarımıza kendisini konuk ettik. Sivrioğlu Bursa tekstil dünyasından İstanbul tekstil dünyasına geçişini ve iş dünyasındaki kadınlara tavsiyelerini bizlerle paylaştı.

RÖPORTAJLAR, 02 Nisan 2021 Cuma, 10:43
Uçak Mühendisi Tekstilci Bir Kadın: Duygu Sivrioğlu

Duygu Hanım, kısaca iş hayatınızdaki kariyer yolculuğunuzdan bahseder misiniz?

Aydınlı bir ailenin kızıyım.  İTÜ Uçak Mühendisliği'ni bitirdikten sonra kısa bir süre uçak bakım ve montajı  üzerine özel bir havayolu firmasında çalıştım. Sonra makine bakım mesleğinin ilgimi çekmesi sebebiyle  Baydemirler Tekstil, daha bilinen ismiyle Brillant perde fabrikasında Makine Enerji bölümünde Bakım Mühendisi olarak işe başladım. Buradaki brode makinelerinde verimlilik çalışmalarımın  dikkat çekmesi sebebiyle beni nakış makinelerinin üretim ve bakımından sorumlu yaptılar. Tulumlarımı giyer sahada makine montajı yapar, motor takıp sökerdim. Bakımdan sonra üretim, planlama ve kalite bölümlerinde de çalıştım. Çok genç yaşta üretimde çalışan 2000 kişiye yakın mavi yaka personelin yönetiminden sorumlu oldum, hem zorlayıcı hem de başarma hissini yaşadığım keyifli ve farklı bir dönemdi. Üretimin içerisinde olmam tekstili daha yakından tanımama ve sevmeme yol açtı.  Ev tekstilinden sonra hem konfeksiyon hem de satışı öğrendiğim Kardem Tekstil'de çalışmaya başladım.

2004 yılında Yeşim Tekstil'de Müşteri Yöneticisi olarak çalışmaya başladım, burada çalıştığım 14 sene süresince sorumluluk alanım sürekli büyüdü ve Business Unit Direktörlüğü'ne kadar yükseldim. Yeşim Tekstil vizyoner bir firma bana çok şey kattı, ben de Yeşim Tekstil'de ekibimle büyük başarılar elde ettim. Sonrasında da De Facto'nun kendi üretim firması Ozon Tekstil'e Genel Müdür olarak çalışmaya başladım, şu an İstanbul'da yaşıyorum.

Kadın mühendis olarak iş hayatınızda karşılaştığınız bir zorluk oldu mu?

Kadın mühendise karşı önyargılar olabiliyor, motoru takmaktan, makineye ayar yapmaya kadar. Sanırım ben bunu Baydemirler'de aştım. Başladığım dönemde İsviçre'li montörler vardı, İngilizce biliyor olmam, onlarla iletişim kurmamda ve işi öğrenmemde çok faydalı oldu. İsviçre'li montörlerin işi öğretmesi ve benim hızlı öğrenip çok çalışmam diğer çalışanların da bana çabuk alışmasını ve kabullenmesini sağladı. Çok çalışmak ve hiçbir işten imtina etmemek, yaptığım işi tutkuyla yapmak çocukluk dönemimde kazandığım özelliklerim ve bu özellikler zorlukları daha kolay atlatmama yardımcı oluyor. O yüzden kızım için de onun sorumluluk almasını ve kendi yapabileceği işleri kendisinin yapmasını teşvik ediyor, ihtiyacı olduğunda arkasında olduğumu bilmesini önemsiyorum.

Farklı sektörlerde çalışmanın iş hayatınızda ilerlemenizi nasıl bir katkısı oldu?

Farklı sektörleri tanımanın, farklı kişilerle çalışmanın, farklı projelerde görev almanın kesinlikle kişiye değer kattığına avantaj sağladığına inanıyorum. Makine Enerji'de mühendis olarak başlayan iş hayatım Tekstil ve Konfeksiyon Sektöründe Genel Müdür olarak devam ediyor. İş hayatında cesur olmak gerektiğine inanıyorum. Cesaret konfor alanından çıkıp karar almayı ve harekete geçmeyi sağlıyor. Ben önüme çıkan fırsatları iyi değerlendirdiğimi ve sürekli kendimi geliştirerek mevcut koşullara uyum sağlayabilecek yetenek ve yetkinliklerle kendimi yeni sektör ve pozisyonlara hazırladığımı düşünüyorum. Fırsatlar oluştuğunda da cesaretle adım atmak gerekiyor.

Kadın Lider olarak Türkiye'de kadın çalışanların istihdamı ve ekonomiye katkıları konusunda ne düşünüyorsunuz? 

İş hayatında veya sosyal hayatta her nerede olursa olsun kadın ve erkeğin eşit koşullarda, birlikte çalışması ve üretmesi gerektiğine inanıyorum.

Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu'na göre cinsiyet eşitliği konusunda dünyanın 153 ülkesi arasında Türkiye 130. sırada yer alıyor. Rapora göre bu ilerleme hızıyla kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması için 100 yıl, eşit ücret alması için 250 yıl geçmesi gerekiyormuş.

Bu farkın kapanmasında kadının iş hayatına atılmasının, ekonomik bağımsızlığını kazanmasının çok büyük önemi var. Kadın işgücünün değerlendirilmediği bir ülkede ekonominin  büyümesi çok yavaş olur. Özellikle iş hayatında olan kadınlara büyük görev düşüyor. Kendi kurumlarında eşitsizliğin giderilmesi, kadınların istihdama katılması, iş hayatında desteklenmesi için çaba göstermeyi kendilerine misyon edinmeleri gerekiyor.

Güzel bir kariyer yolculuğunuz olmuş, kariyerinde ilerlemek isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?

Günümüz koşullarında kişinin kariyerinde ilerlemesi için fark yaratması, çalıştığı kuruma değer katması çok önemli.  Ben kişilere kariyerlerinde ilerlemesi için şu 2 tavsiyeyi veriyorum. Birincisi, kendilerini farklı görev ve projelerde test etsinler, güçlü yönlerini ve gelişim alanlarını tanısınlar ama en önemlisi güçlü alanlarını kullanarak fark yaratsınlar. Gelişim alanları ilerlemelerin önünde engel olduğunda tabii ki gelişim alanını üzerinde çalışmaları da kritik olacaktır.

 İkincisi de çalıştıkları kurumlara değer katsınlar. Günümüzde artık aynı işi yıllarca benzer şekilde yaparak terfi almak, kariyerinde ilerlemek diye bir yönetim mantığı yok. Bilgiye ulaşmak artık kolay, önemli olan bu bilgiyi  gerektiğinde analiz ederek ve karmaşık problemleri çözebilecek şekilde kullanmak gerekiyor. Teknoloji dizaynı ve programlama, aktif öğrenme artık olmazsa olmaz yetkinlikler diyebiliriz. 

Bir işi çok iyi yapmak başka bir pozisyonda da o işi çok iyi yapabileceğiniz anlamına gelmiyor. O yüzden mevcut işin gerektirdiği mesleki ve davranışsal yetkinlikleri siz ne kadar karşılıyorsunuz ve ilerlemek istediğiniz pozisyonun yetkinlikleri neler ve neyi öğrenmeniz gerekiyor gibi konuları derinlemesine irdeleyerek yeteneklerimizi ve yeterliliklerimizi iyi analiz etmeliyiz. Kariyer planının sadece firmanın değil kişinin de kendi sorumluluğunda olduğuna inanıyorum. Firmalar araç verir, kaynak sağlar, yol gösterir  ama kariyer planından kişi kendisi sorumludur.

Çok çalışmak dışında hangi özellikleriniz sizin kariyer yolculuğunuzu şekillendirdi?

Çok çalışmak dediniz ya aslında hedefinize odaklanarak akıllıca çalışırsanız hedeflerinize daha kolay varıyorsunuz. Ben de hep çok yoğun çalıştım ama akıllıca çalıştığımı düşünüyorum. Beni ön plana çıkartan özelliğim doğru soruları sormak ve çıkan engellerden yılmamak diyebilirim.

Bunun dışında ulaşılabilen, birleştiren, çalışanlarına özen gösteren, onlara koçluk yapan, insana dokunmayı seven biri olduğumu düşünüyorum. Liderin pozitif bir enerji taşıması gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden iş hayatımda enerjik olmaya, ekibime pozitif enerji vermeye gayret gösteririm.

Şartlar koşullar ne olursa olsun zorluklar karşısında dirençli olduğumu düşünüyorum. Japonların "Yedi kez düş, sekiz kez ayağa kalk" diye bir sözü vardır. Ben de ne zaman düşsem ayağa kalkmayı ve kendimi yeniden motive ederek koşmayı başardım, içten motive olan biri olmam da sanırım şansım. Dışarıdan birileri, kurumlar veya dış kaynaklar beni motive etsin diye hiçbir zaman beklemedim.

İş dışında nelerle uğraşıyorsunuz?

Tekstil çok dinamik ve hareketli bir sektör. Çok yoğun bir iş tempomun olduğunu söyleyebilirim. Ama elimden geldiğince hem kendi gelişimime hem de başkalarının gelişimine zaman ve emek harcıyorum.

Öğrenmeyi seviyorum, Columbia Universitesinde "Dijital Strategies for Business" ve University of Cambridge de "High Impact Leadership" sertifika programlarını son dönemlerde tamamladım. Geçen sene de koçluk eğitimi aldım, firma içinde, gönüllü olarak öğrencilere ve iş hayatındaki kadın çalışan ve yöneticilere koçluk yapmayı önemsiyorum.

Tüplü dalış ve kick boks spor olarak ilgi duyduğum ve zaman ayırmaya çalıştığım hobilerim. Öğrencilik yıllarında edindiğim fotoğrafçılık hobim var. İşim dolayısıyla sıkça seyahat ediyorum. Özel yaşantımda da fırsat buldukça seyahate çıkmayı ve fotoğraf çekmeye çalışıyorum.

Sosyal sorumluluk çalışmalarına katkı sağlıyorum dediniz. Sosyal sorumluluk faaliyetleri sizin için ne anlam ifade ediyor?

İş hayatım boyunca sosyal sorumluluk konusu hem içerisinde bulunduğum kurumların hem de yönetici olarak benim iş ajandamda hep yer aldı. Sosyal sorumluluk projelerinin kurumların ve kişilerin bulundukları topluma değer yaratması için çok gerekli olduğuna inanıyorum. İş hayatında maddi tatminin yanı sıra manevi tatmin de çok önemli. Yaşadığınız manevi tatmin sizin iş tatmininiz ve mutluluğunuz için gerekiyor. Sosyal sorumluluk projeleri aslında sizi manevi olarak pozitif anlamda besliyor, özsaygınızı güçlendiriyor, kendinizi bile daha çok sevdiriyor.

DERNEKLER
AKIL FİKİR BULUŞMALARI
Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği'nin (UTİB), teknoloji odaklı tekstil ekosistemini geliştirme...
EĞİTİMLER SEMİNERLER
"Finansal Okuryazarlık'ta 150 bin kadına ulaşıldı"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Finansal Okuryazarlık ve Kadınların Ekonomik Güçlenmesi semin...
TÜRKİYE EKONOMİSİ
Tüketici güven endeksi açıklandı
Tüketici güven endeksi, ekimde aylık bazda yüzde 3,6 azalışla 76,8 oldu.
TÜRKİYE EKONOMİSİ
Merkez Bankası faizi 2 puan indirdi!
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizini 200 baz puan düşürerek...
TÜRKİYE EKONOMİSİ
Merkez Bankası faizi 2 puan indirdi!
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizini 200 baz puan düşürerek...
EĞİTİMLER SEMİNERLER
Matematik Yarışmasında Dünya Birinciliği
Şahinkaya Koleji öğrencisi İpek Aydın dünya çapında online olarak düzenlenen Uluslararası Caribou...