MECBUREN DİJİTALLEŞTİĞİMİZ KORONA GÜNLERİ

Ebru KOÇANALI 09 Mayıs 2020 Cumartesi, 17:23

Hollywood filmlerinde izlediğimiz ama asla başımıza geleceğini düşünmediğimiz karantina günleri ile karşı karşıya kaldık. Ailemizin ve sevdiklerimizin, aynı zamanda ülkemizin geleceği için  hep birlikte #evdekal çağrısına uyduk.

"Çok yoruldum biraz insanlardan uzak, evde kendime zaman ayırmak istiyorum" söylemlerini uzun zamandır sıkça duyuyorduk. Sanırım böyle olmasını hayal etmemiştik ama oldu. ☹

Bu günleri kendimiz, ailemiz ve işimizin geleceği için verimli değerlendirmemiz gerekiyor.

Son günlerde çok düşündüğüm bir konuydu:

YETERİNCE DİJİTALLEŞEBİLDİK Mİ?

Özellikle iş hayatında "artık dijital dünyaya ayak uydurmak zorundayız" cümlesini kurmayan yoktur. Evet; zorundayız ama nasıl? Her sektör kendi dijitalleşmesini kendi perspektifinde yapıyor. Biz ülke olarak daha çok kurum içi dijitalleşmede yol aldık. Her şirket kendi muhasebe, CRM, ERP yazılımları ile içeride dijitalleşti diyebiliriz. Ama şimdi satış ve pazarlama , yani müşteri ile direkt iletişime girecek kanalların dijitalleşmesi firmaların temel hedefleri oldu.

Reklam sektörü aslında reklam cirolarının dağılımına uygun bir dönüşüme giremedi. Türkiye'de ve dünyada reklam sektörünün en büyük ciroları tanınmış dev dijital platformlar tarafından yapılıyor. Ama bizde ajans ve reklamcı ciroları büyük ölçüde geleneksel iletişim kanalları üzerinden yapılıyor.

Bu da sektörde reklamverenler, reklamcılar ve tüketici dinamiği arasında kopukluklara yol açabiliyor. Bu süreç tüm sektörlerin geleneksel yapıdan dijital dünyaya dönüşümünde yol gösterici oldu.

Bu yaşananlar şunu gösterdi ki hem bireysel hem de kurumsal olarak dijitalleşmemiz ve yeni dünya düzenine uyum sağlamamız gerekiyor.

Korona günlerinde danışmanlık görüşmelerimiz görüntülü olarak yapılıyor.  Tasarım çalışmalarımızın değerlendirme toplantıları grup olarak dijital platformlarda yürütülüyor. Dijital pazarlama ve sosyal medya her zamankinden daha da önemli hale geldi.

50 yaş üstü kuşak biz dijitale uzağız derken 75 yaşındaki annem ve babam ile görüntülü konuşmaya başladık.

Korona sonrası yeni dünya düzeni bizi bekliyor olacak.

Bu süreçte bol okuyarak, araştırma yaparak, kendimizi geliştirerek ve en önemlisi hastalığa yakalanmadan sevdiklerimizle verimli vakit geçirerek hazırlanalım.