SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bırakmayı Onurlandırmak

Yazının Giriş Tarihi: 03.08.2022 09:19
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.08.2022 09:19

Başlarken hevesliyiz.

Bırakırken bıkkın.

Başlarken törenler, dualar…

Bırakırken kestirip atma, beddualar…

Başlarken sevgideyiz.

Bitirirken nefret.

Başlarken “iyi ki”

Biterken “olmaz olsun”

Başlarken herkes bilsin, görsün.

Bitirirken kimse bilmesin, duymasın.

Bırakmayı da onurlandırmamız gerekmiyor mu dostlar?

Bitişler de bunu hak etmiyor mu?

“Eyvallah” diyebilmek.

Bırakmayı da onurlandırmak mümkün mü?

Bir evliliği bitirirken mesela,

Bir işi bırakırken,

Bir dostluğu noktalarken,

Herhangi bir ilişkiyi keserken,

Bir evden taşınırken,

Bir şehri bırakırken,

Bir dönemi, bir hali bırakırken onu onurlandırmak mümkün.

Yaşamımızdaki her an kıymetli.

Özellikle de canımızı yakan hallerimiz çok değerli.

Hepsi de yüzümüzde kırışıklık,

Saçımızda beyazlık.

Kalbimizde cız.

Boğazımızda düğüm.

İçimizde duygu.

Çıkamayan ifade.

Akamayan yaş.

Başkalarının bunu bilmesi gerekmez.

Bizim bilmemiz yeterli.

Yaşadığımız her neyse.

“Bu deneyim bana ağır geldi. Deneyimlerim kabul, yüklerimi bırakayım” demek iyi gelmez mi?

Kendinle helalleşmek bu değil mi?

Bir haline “hakkını helal et demek” bizi büyütmez mi?

“Ah be canım çok zordu. Çok ağır geldi. Bitti. Çok şükür” demek. Gerçekten şükür etmek yani.

O olgunluğa erişmek.

Acını ört bas etmeden, inkara düşmeden kabul vermek.

Edeple bırakmak.

Yeni başlangıçlara temiz kalple ilerlemek için bırakmayı onurlandırmak.

Karanlığın içindeki aydınlığa erişmek yani.

En çaresiz halinde kendi kendinden var olmak.

İnsan olmak. Mümkün mü?

“Bir yer var, biliyorum.

Her şeyi söylemek mümkün” / Orhan Veli Kanık

Yükleniyor..