
Gece şehir sessiz ve sokaklar bomboş . Camdan içeri süzülen sert bir ışık var. Bir alanda dört kişi yan yana ama temas yok. Aynı mekânda ama ayrı dünyalardalar.
Hopper’ın Nighthawks tablosuna baktığımda ve bunu liderlik bakış açısı ile değerlendirdiğimde aklıma ilk gelen kalabalığın ortasında ne kadar da yalnız kalabildiğimiz oldu.
Çünkü bence liderlik tam da böyle bir şey . Kalabalığın ortasında yalnız kalabilme ve dimdik durabilme cesareti.
Aynı masada oturan insanlar birbirine çok yakın görünür. Oysa aralarında görünmeyen mesafeler vardır. Bence şirketlerde tam olarak böyle , hatta derneklerde de.
Aynı ofiste çalışırız, aynı hedefe yürürüz, aynı masaların etrafında toplanırız, aynı cümleleri tekrar ederiz.
Ama gerçek bağ kurmadığımızda, sadece yan yana duran insanlar oluruz.
Bana göre liderin en büyük sınavı işte burada başlıyor.
Camın dışı karanlık ama İçerisi aydınlık .Lider çoğu zaman o ışığın altında oturuyor. Görünür oluyor, takip ediliyor, İzleniyor ,sürekli hakkında yorumlar yapılıyor . Ama çoğu zaman iç dünyası dışarıdan anlaşılamıyor. Başarılar alkışlanır, kararlar sorgulanır, yapılan her çalışma için herkesin bir yorumu olur. Ama kararların ağırlığı paylaşılmaz.
Nighthawks bana şunu hatırlattı.
Liderlik yalnızlığı seçmek değil, yalnızlıkla baş edebilmektir. Bazen en doğru kararı verirken en az desteklenen siz olursunuz. Bazen herkes konuşurken susmanız gerekir. Bazen de herkes susarken konuşmanız.
Hopper’ın figürleri birbirine bakmıyor. Çünkü modern hayatın en büyük krizi temasın azalması. Bugünün kurumlarında da en büyük risk bu . Fiziksel yakınlık, duygusal uzaklık.
Gerçek liderlik, ışığın altında oturmak değil; o ışığı başkalarına da yakabilmektir.Bir lider ekibine şunu hissettirebiliyorsa güçlüdür:
“Burada yalnız değilsin.”
Çünkü en tehlikeli kurum, kimsenin konuşmadığı kurumdur.
En kırılgan lider, her şeyi tek başına taşıdığını düşünen liderdir.
Ve en kıymetli liderlik, camın içindeki ışığı camın dışındaki karanlığa doğru genişletebilmektir.
Belki de bu yüzden Nighthawks bir yalnızlık tablosu değil, bir farkındalık tablosudur.
Liderlik bazen alkış değil, eleştirilmek,bazen kalabalık değil, iç hesaplaşmadır. Bazen de gece yarısı verilen önemli bir karar.
Ama günün sonunla lider olacaksak yapmamız gereken
Işığı sadece görünmek için değil, yol göstermek için kullanmaktır.
Sevgiyle kalın,