Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Uygulamalarımız appstore googleplay
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Sislerin Ötesine Bakarken: Vizyoner Liderliği Nasıl Anlıyorum?

Yazının Giriş Tarihi: 12.02.2026 13:56
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.02.2026 14:00

Caspar David Friedrich’in “Sis Denizinin Üzerinde Gezgin” tablosuna her baktığımda kendimi o uçurumun kenarında dururken hayal ediyorum. Önüm sisle kaplı. Yol görünmüyor. Aşağısı belirsiz. Ufuk net değil. Ama geri dönmek gibi bir düşünce de yok içimde.

Ben vizyoner liderliği tam olarak böyle hissediyorum.

Bugün liderlik çoğu zaman sonuçlarla,başarı hikâyeleriyle, görünür olmakla ölçülüyor. Oysa benim için liderlik, sonuçtan çok önce başlıyor. Her şey netleştiğinde değil; henüz hiçbir şey net değilken.

Belirsizlik beni de herkes gibi rahatsız ediyor. İnsan zihni garanti arıyor. “Biraz daha bekle, her şey daha iyi olacak” diyen iç sesimi ben de duyuyorum. Ama şunu fark ettim: Eğer herkes gibi beklersem, artık liderlik etmiyorum; sadece takip ediyorum.

Benim için kararlılık, henüz gerçekleşmemiş bir geleceğe inanma cesareti. Üstelik yalnız kalma ihtimalini göze alarak.

Friedrich’in tablosundaki adamın sırtı bize dönük. Bu detayı her düşündüğümde şunu hissediyorum: Liderlik çoğu zaman alkışla başlamıyor. Çoğu zaman zirveye yalnız çıkılıyor. Karar anlarında kalabalık olmuyor. Sorumluluk oluyor.

Ben de ne zaman gerçekten yön vermem gereken bir anla karşılaşsam, önce içimdeki sesle yüzleşiyorum. Çünkü dışarıdaki belirsizlikten önce, içerideki korkularla mücadele etmem gerekiyor. Şunu öğrendim: Eğer ben net değilsem, arkamdakiler hiç net olamaz.

Liderlik benim için herkesten daha fazla bilmek değil; herkesten önce sorumluluk almak demek. “Ya yanılırsam?” sorusundan korkmak değil; o soruya rağmen bir adım atmak demek.

Sisli bir manzaraya bakıp “orada bir yol olduğuna inanıyorum” demek cesaret istiyor. Ama daha da zor olanı şu: çevrendekilere bunu anlatabilmek. Onlara, henüz görmedikleri bir geleceğe inanmaları için güven vermek.

Bugün en çok şunu gözlemliyorum: Bilgi eksikliğimiz yok. Veri çok. Hayatımızda bize her cevabı veren bir yapay zeka var. Ama yön eksikliği var. Çünkü yön göstermek risk almak demek. Eleştirilme ihtimali var. Yanılma ihtimali var. Yalnız kalma ihtimali var. Rezil olduğunu düşünme ihtimali var.

Yine de şuna inanıyorum: En büyük risk, hareket etmeden beklemek

Bu tabloya baktığımda geri dönmeyi değil, ileri bakmayı görüyorum. Belki ileride düşündüğün başarı ne tam olarak ne ? Bilmiyorum. Ama durduğum yerden geleceğe bakmaya devam ediyorum.

Benim için öncelikle kendine liderlik tam olarak bu:
Belirsizlik bittikten sonra konuşmak değil, onun içindeyken yöne karar vermeye cesaret etmek.

Çünkü biliyorum ki bu durum her zaman olacak. İş hayatında, kurumlarda, özel hayatımızda, kişisel kararlarımızda… Mesele belirsizlik değil

Mesele, o an geldiğinde ne yapacağım.

Ben hep hayal kurmayı, ileriye bakmayı ve cesaret etmeyi seçiyorum.

Sevgiyle kalın ,

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.