Hava Durumu

Hayat : Yin Yang

Yazının Giriş Tarihi: 06.04.2022 09:10
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.04.2022 09:10

Hayatın bir ritmi ve dili var.

Bizimle sürekli iletişim halinde ve biz o kadar çok seviliyoruz ki….

Hayatın dili, hayatın alfabesi bunu bize her an söylüyor.

“Seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum”

Biz kadir-kıymet bilmeyen bir sevgili gibiyiz adeta. Başımız gözümüz, aklımız fikrimiz başka taraflarda…

Bu sevgiyi fark etmiyoruz. Bu dili anlamıyoruz.

Neden-sonuç, başarı-başarısızlık ve güzellik-çirkinlik gibi dertlere saplanıyoruz.

Hayatın bir dili var.

Yin ve yang.

Nam-ı diğer : Eril-Dişil.

Veya dualite :Zıtlık.

Yin Yang sembolünü getirin gözünüzün önüne:

Biri beyaz, biri siyah su damlası. Siyahın içinde bir beyaz nokta. Beyazın içinde bir siyah nokta.

Alfabe bu.

Zıtlıkların birliği. Dualiteyi anlatan en güçlü sembol.

İkiliği anlatan bir başka sembol de madalyon. Madalyonun iki yüzü var.

Tıpkı hayat gibi.

Aydınlık-karanlık, kadın-erkek, ay-güneş, yer-gök, tek-çift, aktif-pasif, sabah-akşam, soğuk-sıcak vs… liste uzayıp gidiyor.

Kadın: Yin

Erkek: Yang

Kadın iç, erkek dış.

Mesele şu ki; kadın tamamen yin değil. Erkek de tamamen yang değil. Tıpkı semboldeki gibi. Beyazın içinde siyah bir nokta, siyahın içinde beyaz bir nokta….

Her şey denge. Hayat demek hareket demek.

Dur! Devam et!

Bilgisayar yazılımı gibi; sıfır ve bir.

Hayat bize bunu söylüyor. Hem de her gün. Her an.

Dur! Devam et!

Biz anlamıyoruz. Durmamız gereken yerde devam ediyoruz. Devam etmemiz gereken yerde duruyoruz.

Dengeden ayrılıyoruz.

Hayatı çekiştiriyoruz.

O zaman aşırı yang olduysak aşırı efor, aşırı hareket, aşırı mücadeledeyken birden hayat bizi yin’e çekiyor. Bir bariyer, bir engellenme, bir durdurulma, bir hastalık mesela. Bir kenara alma. “Sen biraz dur. Bir içe çekil. Dengen bozuldu” diyor. Biz bunu ceza olarak algılarsak başka bir yere gidiyoruz. Bir içe çekilme, bir nadas olarak algılarsak başka bir yere…(Koronavirüsü düşünün. Hayat hepimizi bir anda Yin’e çekti)

Büyük yenilikler, büyük değişiklikler öncesi bir içe çekilme olur. Tıpkı doğum gibi.

Madalyonun öbür yüzüne bakalım bir de. Düşünüyor, planlıyor bir türlü aktif hale geçemiyorsun. Hep kafanın içinde. Fikir aşamasındasın. Yapamıyorsun. Hareket yok.

Pat bir kaza! Ya da hayatında aniden öyle bir değişim oluyor ki. O düşündüğünü yapmaktan başka çaren kalmıyor. Yin’den Yang’a geçiyorsun. Mecbursun. (Örneğin hayatta çok güvendiği birini kaybeden, geliri kalmayan birinin çalışmak zorunda olması)

Bu çok yüzlü bir mesele.

Dilim döndüğünce anlatma gayretindeyim.

Bir sonraki yazılarım öncesi şunları ifade edeyim:

Yin prensipte var olanlardan bazıları şunlar:

Kadın, dişil, karanlık, sakinlik, yumuşak, içbükey, nemli, yaratıcı, pasif, edilgen, biriktiren, yavaş, soğuk, esnek, negatif, gölge, çift, sıvı, düşünsel, boş.

Yang prensipte var olanlardan bazıları şunlar:

Erkek, eril, aydınlık, hareket, sert, dışbükey, kuru, yıkıcı, aktif, etken, bırakan, hızlı, sıcak, katı, pozitif, ışık, tek, katı, eylemsel, dolu.

Bunu lütfen kadın=yin erkek= yang  diye ezberlemeyin. İlk ve önyargılı bakışta yin prensip fazla olumsuzluk içeriyor gibi gelebilir.

Önyargıları bir kenara bırakmaya gayret edin. Biri olmadan diğeri olmuyor hatırlayın!

Evet dişi yin prensip içinde. Kadın tamamen yin demek değil. Erkek yang prensip içinde tamamen yang değil. Hep siyahın içindeki beyazı, beyazın içindeki siyahı hatırlayın. Kadın bedeninde de yin ve yang prensipler var. Erkek karekterlerde de yin ve yang özellikler bulunuyor. Hepimiz biraz Yin biraz Yang’ız.

Mesele tamamen bu zaten.

Yin’deki Yang’ı görmek.

Yang’daki Yin’i görmek.

Hepimizin ayan (açık, belli)

Ve pinhan (gizli, saklı)

Yönleri var. Yin de böyle Yang da böyle.

Çünkü hayat böyle.

Yin’inizden de Yang’ınızdan da kucaklarım.

* Reyhan Akademi Eril -Dişil Ders Notlarından Alıntıdır.

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.