Hava Durumu

Tam Zamanlı İnsan Olmak

Yazının Giriş Tarihi: 19.01.2022 09:56

İnsan olmayı başarabilecek miyiz?

Ne saçma zaten insanız değil mi? Gerçekten öyle miyiz? Daha çok yarı zamanlı insan gibi yaşamıyor muyuz? Bana mı öyle geliyor?

İnsan görünümünde olmak ve kendimize göre "iyi" ya da "kötü" diye adlandırdığımız durumlar çerçevesinde iyi insan olduğumuzu düşünmek bir yanılgı olabilir mi? Fena halde yanılıyor olabilir miyiz?

Bir insanın anayurdu çocukluğu değil mi? Biz bu anlamda anayurdumuza sahip çıkıyor muyuz?

Bu alanlarda boşluklar olduğuna dikkat çekiyor uzmanlar. Ve anne babaların bu konuda uyanık olması gerekiyor. Bu konu hepimizin geleceği ile doğrudan ilgili.

Burada büyük bir boşluk var. O boşluk hepimizin boşluğu... O boşluk insan olmanın dayanılmaz ağırlığı oluyor her birimiz için. Öldürülen her insan, istismar edilen her çocuk, incitilen her hayvan adeta o boşluğun içine yuvarlanıyor ve bizim ruhlarımızda ağırlığı kalıyor.

Geçtiğimiz günlerde Özel 3 Mart Beşevler Anaokulu'nda bir bilgilendirme buluşması gerçekleşti. Beşevler Anaokulu Müdürü Rengin Güngör ve Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü'nden Prof. Dr.Rüyam Küçüksüleymanoğlu çok önemli düzenlemelere dikkat çekti. Konu özetle şu:

20. Eğitim Şurası'nda dini eğitimin okul öncesi kurumlara da konulması konuşuldu. Bu son derece tehlikeli bulunuyor uzmanlar tarafından.

O yaşlardaki çocukların soyut kavramları anlama yetisinin gelişmediğine işaret ediliyor.

Ayrıca şöyle bir durum var ülkemizde;

Okul öncesi eğitim programında müfredat kazanım ve göstergelerden ibaret. İçerik yok. Mesela farklılıklara saygı göstermek konusu öğretilecek. Peki bu konuyu okul öncesi kurum nasıl öğretecek? İçerik yok. İçeriği oluşturmak kuruma ait. Hal böyle olunca her kurum kendi değerleri doğrultusunda aktarım yapıyor çocuklara...

Müfredat içeriği olarak ilköğretimde olduğu gibi standart olsa, Milli Eğitim Bakanlığı da o standarda göre kurumları takip etse bazı konular kurumların inisiyatifine kalmayacak.

Bu konu neden önemli? Uzmanlar niye uyarıda bulunma ihtiyacı duyuyor?

Bu konunun Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin "Çocuğun üstün yararı" ilkesi ile de temelden çeliştiği ifade ediliyor.

Okul öncesi eğitimde "değerler eğitimi" dendiğinde sevgi, saygı, sorumluluk, adalet, yardımseverlik, dürüstlük, güven, özgüven, hoşgörü ve sabır var. Bunlar okul öncesi eğitimde olması gereken kazanımlar. Aynı zamanda da evrensel değerler.

Bu konular uzmanlar tarafından insan olma yolunda adım adım yürüyen çocuklarımız için o kadar güzel işleniyor ki; bunu somut olarak Özel 3 Mart Beşevler Anaokulu'nda görebilirsiniz. Okul Müdürü Rengin Güngör yaşama hazırlanan minik yürekler için kurdukları ve tıkır tıkır işleyen sistemi heyecanla anlatıyor.

Prof. Dr.Rüyam Küçüksüleymanoğlu ise yapılan çalışmayı şöyle ifade ediyor:

"Hedefimiz; birey olabilen, özgür düşünebilen, kendini, ülkesini, ailesini, içinde yaşadığı dünyayı seven ve o dünya için bir şeyler yapabilen çocuklar yetiştirmek. Çizgimiz Atatürkçü ve laik çizgidir. Çağdaş Eğitim Kurumları ve Anaokulları olarak bu konuda destek isteyenlere yol gösterebiliriz. Bu konuda ciddi tecrübemiz var"

Uzmanlar 12 yaşından önce din eğitimi verilmemesi gerektiğine dikkat çekerken şunun da altını çiziyorlar:

"Evrensel değerleri öğretmeden, dini öğretemezsiniz"

"Eğitim politikaya bu kadar bulaştırılmamalı. Asıl olan çocuğun üstün menfaatidir"

Prof. Dr. Rüyam Küçüksüleymanoğlu okul öncesi eğitimi zorunlu yaptığımızda, kaliteli yaptığımızda, müfredatını çocukların yaş grubuna ve bilime uygun yaptığımızda güzel gelişmeler olacağına vurgu yapıyor. Burada bir zihniyet değişimine ihtiyacımız var.

Soru şu:

Kendi geleceğimizi inşa etmeyecek isek biz şu an ne yapıyor olabiliriz?

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.