GÜÇLÜ YÖNLERİN GÜCÜ VE BOZCAADA

Gülsüm BİRİNCİ 19 Ağustos 2021 Perşembe, 10:08

Ege'nin en özgün yerlerinden biridir Bozcaada. Feribotla yaklaşırken boz rengiyle karşılar gelenleri. Adaya indikten sonra sade güzelliğine ve havasına hayran kalırsınız. "Bir kere görsem yeter" yerlerinden değildir. Daracık ama bir o kadar samimi sokaklarında dolaşmak , o havayı solumak ister insan. Doğası, buz gibi suyu ve tüm kendiliğiyle çağırır bizi.

Adayı farklılaştıran, Bozcaada yapan bazı özellikleri var. Cam gibi denizi, rüzgarı, kekik tarlaları, üzüm bağları ve bakirliği ilk aklıma gelenler. Bütün bunlar adanın güçlü yanları .İşte bu güçlü yönler ön planda olduğu için Bozcaada bu kadar çekici. Alışılmış tatil bölgelerindeki gibi lüks oteller, aquaparklar ve zincir işletmeler olsaydı Bozcaada eksik yönlerine odaklanmış ve bir kalıba sokulmuş olacaktı. Kendiliği korunduğu için denizi ve bakirliği çağırıyor bizi. Ekiplerimiz için de durum aynı. Herkesin güçlü yönleri farklı. Güçlü yönler ne kadar öne çıkarsa ve kullanılırsa kişinin motivasyonu da o kadar yüksek olur. Çünkü katkı sağladığından emin olan ekibin hem motivasyonu artar hem bağlılığı. Motivasyonu yüksek çalışan kişi ,eksik alanlarını geliştirmek için gerekli gücü zaten kendisinde bulur. Bu sebeple ilk hedefimiz ekiplerin DNA'larındaki güçlü yönlere odaklanmak ve iş sonuçları ile ilişkilendirmek olmalı.

Bozcaada'nın en sevdiğim yeri Ayazma Sahili. Cam gibi denizine giren birkaç yıl gençleşiyordur herhalde. O kadar soğuk ki ısınmak için sürekli hareket halinde olmak lazım. Atalete yer yok yani. İş hayatı için de durum aynı. Güçlü yanı öne çıkarılmış ekiplerle ataletin olmadığı  yüksek tempolu bir düzen oluşur. Motivasyonu yüksek çalışan diğerlerini de etkiler ve toplam tempo artar. Bir süre sonra bu durum grup normuna dönüşür. Bu sebeple başlangıç noktası, kaynaklarımızı iyi kullanarak güçlü yanların kullanıldığı ekipler kurmak ve Ayazma Denizi'ne girenler gibi ataletin bizden uzak olacağı ortamlar yaratmak.

Stratejik konumundan dolayı pek çok kez istilaya uğramış Bozcaada'nın tarihi MÖ 3000'lere uzanıyor. Antik çağda Lefkofris diye anılan Bozcaada'nın Yunan mitolojisindeki adı Tenedos'tur. Homeros'un Troya Savaşları'nı anlatan ünlü destanı İlyada'da Tenedos adı pek çok yerde geçmektedir. Krallar kralı Agememnon'un Tenedos'un koylarında saklandığı anlatılır. Lozan Anlaşması'ndan sonra Türkiye'ye bağlanan ada renginin de etkisiyle Bozcaada adını almıştır. Görkemli kalesiyle karşılar gelenleri. Küçük bir yerleşim yerine bu kadar heybetli bir kale yapılması şaşırtmıştı beni. Boğaza ve anakaraya yakın olan ada yüzyıllar boyu pek çok kez istilaya uğradığı için bu kadar büyük bir kale yapılmış. Kalenin varoluş amacı bile adanın güçlü yönlerini, stratejik konumunu korumak için aslında.

Bozcaada'da tepelere çıkıp esintiler eşliğinde günbatımı izlemek çok popüler. Herkes hazırlığını yapıp  akşam üzeri gibi tepelerde en güzel fotoğraf açısını yakalamaya çalışıyor. En ünlü yer adanın elektrik ihtiyacının 30 kat fazlasını üreten rüzgar tribünlerinin olduğu tepe. Manzarası muhteşem, saatlerce oturmak istiyor insan. Yüzyıllar boyu adanın rüzgarı hep değerlendirilmiş. Önceleri yel değirmenleri ile günümüzde ise rüzgar tribünleri ile ihtiyaçlar karşılanıyor. Rüzgar tribünleri de güçlü yönlerin fırsata çevrilmesinin muhteşem bir örneği. Ada, pek çok örnek veriyor bize bu konuda.

Bugün Bozcaada bu kadar popüler ve vazgeçilmez ise güçlü yanlarının fırsata çevrilmesi büyük etken. Liderler olarak önce güçlü yönleri iş sonuçlarına döndüreceğimiz ortamlar yaratalım ve ardından  gelişim alanlarına geçelim.

Bozcaada gibi olalım, güçlü yönlere odaklanalım.