TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Uygulamalarımız appstore googleplay
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Otantik liderlik ve Mardin

Yazının Giriş Tarihi: 16.08.2022 10:29
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.08.2022 10:58

Mardin’e gidince güneşin evine misafirliğe gitmiş gibi hissediyor insan. O kadar aydınlık ve parlak ki gözlerin kamaşıyor.Tarihi dokusunun içinde herşeyi keşfetmek istiyorsun ama güneş gibi yakıp kavuruyor.Gölgede biraz durmak ve öğrendiklerimizi dönüştürmek lazım Mardin’i gezerken.Mezopotomya’nın bereketli hilal bölgesinin, bilinen tarihi 3000 yıl eskilere dayanan önemli şehirlerinden biri Mardin.Kendine has ve doğal yapısını korumuş otantik bir şehir.

              Kendi gibi olmak; şeffaf ve tutarlı yapar insanı. Mevlana’nın dediği gibi küpün içinde ne varsa dışarı da o sızar.Kendine has, otantik insanların farklı bir ritmi vardır.Mardin’in yöresel oyunu Reyhani gibi yavaş hareketlerle ama kendinden emin bir ritimdir bu.Bu ritim hem merak uyandırır hem de güven verir. Otantiklik; tutarlılığın, tutarlılık güvenin, güven de çalışan memnuniyetinin temel taşlarındandır. Birlikte çalıştığımız kişilere güven vermek için kendimize dönmemiz lazım.Yüksek farkındalığa sahip ve neyi niçin yaptığını bilen liderler çalışma arkadaşlarına güven verirler.Güven olunca  işe sahiplenme ve dolayısıyla performans artar.

              Eski Mardin de kalesinden geçitlerine kadar hem huzur hem güven verir orda yaşayanlara. Ovadan gelecek tehlikeleri görmek için güneye bakacak şekilde kurulmuştur zamanında. En tepedeki kalesinden basamak basamak iner aşağıya. Sokakları daracıktır ama manzarası sonsuzluktur.O daracık sokaklardan bolluğun ve bereketin simgesi Mardin Ovası’na bakmak güçlü hissettirir insana. Binaların altına “Abbara” denilen geçitler yapmışlardır. Abbaralar kuzeyden güneye olduğunda düşmanı yavaşlatmak için merdiven şeklinde, doğudan batıya ise düz zemin olarak tasarlanmıştır. Pekçok sokağa araç giremediği için bugün bile çöpler eşeklerle toplanır. Eski Mardin’i ikiye bölen ve trafiğe açık 1.cadde vardır sadece. Konumundan  geçitlerine kadar kendine has ve ince düşünülmüş bir mimariye sahiptir Mardin.

Otantik liderler de Eski Mardin gibi hem insan odaklı hem hedef odaklıdır. Ekipleri birarada tutarak ortak hedefe doğru motive ederler.Yürekleriyle yönettikleri için bağlantı değil bağ kurarlar. Bağ kurmak insana değerli hissettirir.Kendini değerli hissedenler güneş gibi parlarlar ve işlerini de parlatırlar.Kadim Anadolu’nun Mardin’i  “Güneş Ülkesi” olarak da anılır. Güneş bu coğrafyanın DNA’sıdır.Işığıyla ısıtır,parlatır ve canlandırır.Bölgenin dönüştürücü gücü güneştir.Liderlikte de güneş gibi olmak lazım;ekibimize karşı şeffaf, parlatan ve geliştiren.

Mardin Müzesi ve Sabancı Kent Müzesi gezildikten sonra bögeyi keşfetmek daha derin izler bırakır gezenlerde.Kültürlerin ve dinlerin buluşma yeri olan Mardin’i çok başarılı sergilemektedir müzeleri. Ulu Camiisi,Zinciriye Medresesi,Deyrulzafaran Manastırı ve Protestan Kilisesi ile herkesin kendiliğine ve ritmine saygı vardır burda. Farklılıkların ahengi ve herkesin kendi gibi olma hali otantik bir şehir yapmıştır Mardin’i. Otantiklik Mardin’in imzasıdır,mührüdür.

Mezopotomya’nın bereketli hilali güneşin kucağına doğmuş Mardin gibi otantik liderler olalım.

TÜM FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.