Hava Durumu

Aşkın Gücü ile Canlanan Kadın Heykel: Galatea

Yazının Giriş Tarihi: 13.02.2021 18:20

14 Şubat Dünya Sevgililer Günü sevgililerin aşkını en güzel şekilde göstermeye çalıştığı en özel günlerdendir. Bu hafta da bu güne özel aşkın, kalpten sevmenin ve gönülden istemenin gücünü gösteren mitolojik bir aşk hikayesini anlatacağım sizlere..

Yunan mitolojisinde aşkın ne denli güçlü bir duygu olduğunu, imkansız denen şeyleri bile aşabileceğini kanıtlayacak güzel bir aşk hikayesi vardır.  Kıbrıslı heykeltıraş Pygmalion ve onun eseri olan güzeller güzeli heykeli Galatea'nın aşk hikayesi...

Bir zamanlar Kıbrıs adasında, Pygmalion adında ünlü bir heykeltıraş varmış. Pygmalion, mesleğine  aşık olup gerçek aşka inanmayan biriymiş. Kadınlarla arası hiç iyi olmayan, insanlardan uzakta tek başına yaşayan Pygmalion heykellerinden başka hiçbir şeye önem vermezmiş. Sabahtan akşama kadar onlarla vakit geçirir, yeni heykeller yapar, dertlerini tasalarını yalnızca onlara anlatırmış.

Bir gün tanrıların isteği üzerine mi bilinmez, kusursuz bir kadın heykeli yapmaya başlamış. Fil dişinden yaptığı bu heykel o kadar güzel o kadar etkileyici olmuş ki Pygmalion ona Galatea adını vermiş. Her gün onu daha da güzel hale getirmek için uğraşmış, ona sürekli bakarak ve daha da güzelleştirmiş. Herkes bu muhteşem heykeli görünce inanamaz, uzaktan canlı zannedermiş. Pygmalion da her gün kendi yaptığı bu güzel kadın heykeline daha çok bağlanmış. Kadınlardan ve aşktan nefret eden Pygmalion, günün birinde bu kadın heykele aşık olduğunu anlamış. Ona her baktığında onun cansız olduğunu düşünüp sevgilisine kavuşamayacak olmanın üzüntüsüyle yataklara düşmüş.  Aşk Tanrıçası, bütün bu olanları sessizce izlemekte ve bu imkansız aşk için bu  aşık adama içten içe üzülmekteymiş. Pygmalion sonunda dayanamamış ve eskiden inanmadığı Aşk Tanrısına giderek Galatea'ya duyduğu aşkı ve ona kavuşamayacağını bilmenin onda yarattığı ızdırabı anlatmış. Aşk Tanrıçasına kendi heykeli Galatea'ya benzeyen bir kadını karşısına çıkarması için yalvarmış, yakarmış. Aşk Tanrıçası dünyadaki her insanın aşkı tatmasını istediği için dileğini kabul etmiş ve ona eve gitmesini söylemiş. Pygmalion evine döndüğünde yine heykelinin yanına aşkını anlatmaya gitmiş, ona kavuşamayacağı için ağlayarak  heykeli öpmüş. Heykel Pygmalion'un öpücüğü ile birden canlanmış ve onun aşkına karşılık vermiş. Efsane bu ya iki aşık sonra evlenmişler ve çok mutlu bir yuvaları olmuş.

İnsanoğluna bu mitolojik hikaye ile Aşkın gücünün cansız heykeli bir canlandırdığına dikkat çekilerek aşkın her türlü güçlüğü yeneceğine dair binlerce yıl öncesinden umut veriliyor.

Bu güzel hikayenin aşka inanmayanlar veya inanmayı bırakanlar için bilinmesi gereken bir hikaye olduğu kesin. Her türlü imkansızlıkların içinde inandığınız, emek verdiğiniz şeyler için  kalbinizde taşıdığınız en ufak umuda bile tutunmayı bırakmayın. Belki sizin aşkınız da tıpkı Pygmalion'unki gibi 'taşa dönüşmüş' ruhsuz ve duygusuz bir kalbi yeniden canlandırabilir!

Aşk sadece bir kadınla erkeğin arasındaki kuvvetli bağ değildir aslında. Aşkı çocuğunuza, işinize, hobinize, doğaya, hayvanlara da duyabilirsiniz. Aşk kelimesinin kökeninde şiddetle sevme, sıkıca sarılma, haşır neşir olma anlamı var. Gönülden, karşılıksız, çıkarsız sevgidir aşk. Herkes için anlamı, yaşattığı duygusu farklıdır. Son sözü Aşkın ateşiyle kavrulduğu söyleyen Hz Mevlana'nın "Ölümsüz aşk istiyorsan, ölümsüze aşık ol" diyerek Allah'a olan ölümsüz aşkını anlattığı en büyük aşkı anlatan sözleri ile bitirelim.

Sevginin aşkın anıldığı sembolik bir gün olan 14 Şubat Sevgililer Günü'nü herkesin kendi aşkını, kendi sınırlarında, kendi istediği gibi yaşadığı bir gün olarak kutlaması dileğiyle diyerek kutlayalım o zaman...

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.