Hava Durumu

Duygusal Çeviklik ile Başarı ve Mutluluk

Yazının Giriş Tarihi: 07.06.2021 10:55

Son yıllarda iş dünyasında sıkça "Çevik Organizasyonlar" ve "Çevik Yönetim" modelleri konuşulmaya ve uygulanmaya başladı. Birçok firma çevik tarzda yönetime geçmek üzere organizasyonel ve kültürel olarak değişime geçti.

Psikoloji ve Tıp literatürüne de son yıllarda "Duygusal Çeviklik" kavramı gidi  ve bu konu sıkça konuşulmaya başlandı. Harward Business Review'deki ses getiren makalesini kitap olarak yayınlayan Dr. Susan David'in "Duygusal Çeviklik" adlı kitabı bu konuyu derinlemesine anlatıyor ve çeşitli örneklerle  açıklıyor.

Benim de ilgiyle okuduğum ve kendime birçok not aldığım kitaptan bazı çarpıcı notları ve bu kavramdan anladıklarımı  sizlerle paylaşmak istiyorum.

Duygusal Çeviklik, kendimizi ne kadar kötü hissedersek hissedelim iyi düşünmeye, iyi hissetmeye ve mutlu olmaya çalışmalıyız, bu kötü duyguları yok saymalaıyız bakış açısının doğru olmadığını savunan bir duygu yönetim modeli. Aksine kendimizi kötü hissettiğimizde iyi hissetmemiz için kendimizi zorlamamız gerektiğini, bizi üzen, dibe götüren duygulara odaklanıp onları anlamamız ve kabullenmemiz gerektiğini savunuyor. Duygusal Çeviklik ile olumsuz duygularımızı kabullendikten sonra kalıcı iyileşmenin ve gerçekten iyi hissetmenin başlayacağını örneklerle, bilimsel araştırmalarla anlatıyor kitap boyunca Dr. Susan David. Kendimizi kötü hissetmekle barışmamız gerektiğini söylüyor.

Hiç kimse mükemmel değildir, her insanın farklı farklı eksiklikleri defoları vardır. Gerçek olmak biraz çiziklerinin olmasını, biraz hırpalanmayı gerektirir. Kimsenin oynamadığı, bir köşede duran cansız oyuncaklar mükemmeldir ve sonsuza kadar mükemmel kalır.

Duygusal çeviklik bahanelerin ve numaraların olmamasıdır. Kendini tümüyle "iyi ve "kötü" duygularıyla birlikte bir bütün olarak şefkatle, cesaretle ve merakla kabul etmektir. Kendini olduğun gibi kabullenmek ve sevmek...

Duygusal Çevikliğinizi artırmak için kitaptan aldığım tavsiyeler ise şunlar;

  • Yeni bir şey tecrübe ederken geçmişten gelen duygu ve düşüncelerinizle oluşturduğunuz kalıplara bağlı kalmayın, geçmişin oltasına takılmayın.
  • Büyük bir değişim içindeyiz, bugüne hizmet etmeyen geçmiş hikayelerinizi zihninizden serbest bırakın
  • Hayattaysak bazen düşeceğiz, incineceğiz, strese gireceğiz, hata yapacağız ve üzüleceğiz. Bunların normal olduğunu kabul edin, yaşadıklarınızı kabullenin.
  • Sevmenin ve yaşamanın keyfine varmak, mutlu olmak için mükemmellik peşinde koşmayın
  • Her olumlu duyguyla beraber gelebilecek olası olumsuz duyguya da hazırlıklı olun. Üzgünken neşeli de hissedebilir, başarılıyken başarısız bir iş yapabilir, sevgi doluyken birinden nefret edebiliriz.
  • Korkusuz olmak zorunda değiliz. Kendi değerlerimiz ve doğrularımız doğrultusunda cesaretle ilerleyebilmenin keyfine varmalıyız. Korkusuzluk, korksak da cesaretle ilerleyebilmektir.
  • Kendimizi sürekli akışa bırakıp koşullara teslim olmak yerine, yeni fırsatlara gözümüzü çevirmeli ve cesaretle konfor alanımızdan çıkmaya çalışmalıyız.
  • Hayatın güzelliklerinin hayatın kırılganlıkları ile kardeş olduğunu unutmamalıyız. Anın keyfini çıkarmak, geleceğin kaygılarına yenik düşmemeli. Gençliğimiz bitene kadar genç, sağlığımız elimizden gidene kadar sağlıklı, ayrılık vakti gelene kadar sevdiklerimizle beraberiz. 
  • Hayat amacımızı değerlerimizden vazgeçmeden gerçekleştirmeye çalışmak için elimizden gelen çabayı sarf etmeliyiz. Amacımızı yüreğimizin en derininde hissetmeli ve kendi amacımızın da kalp atışını duymalıyız.

Duygularının farkında olan ve onları amaçları doğrultusunda doğru yönetebilen kişiler başarılı ve mutlu oluyorlar. Her şey bilgenin dediği o sihirli söz ile başlıyor. "Kendini Bil"

***Dr Susan David'in bu konuyu kısaca özetlediği Tedx konuşmasını izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=NDQ1Mi5I4rg&t=12s

  

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.