Hava Durumu

Gönülden bağlarla bağlananlar kıymetli

Yazının Giriş Tarihi: 10.01.2022 10:08

Her kurum çalışanlarının kuruma bağlı olmasını ister ve bunun için birçok strateji geliştirir. Bağlılık konusu önemli, ama çalışanlarınızın kuruma nasıl bir bağla bağlı olduğu daha önemli...

Birçok kurumun hedefleri arasında çalışanların kuruma bağlılığı için çeşitli uygulamalar ve aktiviteler bulunuyor. Bunların hepsi  çalışan bağlılığı için çok da önemlidir. Ama çalışanlarımızın kuruma hangi duygularla bağlı olduğunu öğrenmek ve çalışanlar için ona göre stratejiler belirlemek daha gerçekçi ve kalıcı sonuçlar elde etmemizi sağlar.

Örgütsel Davranış Yönetimi alanında çalışan sosyal bilimciler örgütsel bağlılığı 3 farklı boyutta değerlendiriyor ve inceleme yapıyor. Bu boyutları hem iş hem de özel yaşamımız için değerlendirip kişilerin kuruma veya size bağlılığını değerlendirebilirsiniz.

  1. Duygusal Bağlılık: Bu bağlılıkta kuruma ve onun yaptığı işlere duygusal bir bağlılık vardır. Kişi yaptığı işi değerli bulur, iş ortamını sever, kurum kültürünü benimsemiş ve içselleştirmiştir, işyeriyle gurur duyar, onun başarılarından kendi başarısı gibi mutlu olur. Kurumların ve de markaların çalışanlarıyla duygusal bağlar kurması bu yüzden çok önemlidir. Duygulara hitap eden dürüst ve şeffaf ilişkiler kişiyle kurumun arasında kalıcı duygusal bağlar oluşmasını sağlar. Kuruma duygusal bağlarla bağlı kişilerin her tür zorluğa ve belirsizliğe dayanma seviyesi daha yüksektir.
  2. Zorunlu Bağlılık: Burada kuruma bağlılıktan ziyade zorunluluk söz konusudur. Kişi zaten bu firma sayesinde elde ettiği maaşı, ünvanı, saygıyı başka kurumlarda bulma olasılığı yoktur. Kişi buradan ayrılmamak için direnir, koltuğuna yapışır. Daha iyi koşulları bulduğu an ise gitme olasılığı yüksektir. Bu kişiler eğer yeterli yetkinlikte de değilse kuruma bağlı olup gitmemeleri kurumun zararına bile olabilir. Aynı pozisyon çok daha yetkin biriyle belki de daha düşük bütçeyle  doldurulabilir.
  3. Minnet Bağlılığı: Bu da  kişinin etik ve ahlaki değerlerinden dolayı gitmek istese de gidememesi ve kuruma zorunlu bağlanmasıdır. Kurum bunu en zor zamanında işe almış, ailesine destek vermiş, birçok eğitime göndermiş, yurtdışına göndermiş... olabilir ve bu sebeplerden kişi kuruma karşı minnet duymaktadır. Aslında işini ve koşullarını sevmese de bir türlü ayrılamaz. Bu kişilerin zorunlu olarak kalması çoğu zaman düşük verim ve sıradan çalışma performansı ile karşımıza çıkar. Kişi ilk yıllardaki minnet borcu için gösterdiği yüksek performansı zamanla istemeden de olsa aşağıya çeker.

Kurumların kendisine zorunlu olarak bağlı hisseden kişilerle yüksek performans sergilemesi, yaratıcı işler çıkarması, sürdürülebilir karlı olması mümkün değildir. Kuruma değer yaratacak, istekle, şevkle çalışarak, kurumun başarılarına ortak olmaktan mutluluk duyacak gönülden bağlı çalışanlarla yoluna devam etmesi gerekir. Elbette kurumdaki tüm çalışanların duygusal bağlarla kuruma bağlı olması çok zordur, ama bu oran ne kadar yüksek olursa kurumun enerjisi ve performansı o kadar yüksek olacaktır. Bu sebeple kurumların çalışanlarıyla duygusal bağlar kurmasını ve bu bağların güçlenmesini sağlayacak insan kaynakları ve kurumsal iletişim uygulamalarını hayata geçirmeleri çok önemli.

Hazır çalışanlarımızın bağlılık durumlarını düşünürken, kendi çevremizin de bağlılık durumlarını değerlendirmeye ne dersiniz? Hayatımızdaki kişiler için de bu bağları değerlendirebiliriz. Yakınımızdaki kişiler bizi gerçekten sevdikleri için gönülden mi bağlılar ?Bizim onlara sağladığımız maddi manevi kolaylık ve fırsatlar sebebiyle mi bağlılar? Bizim onlara yaptığımız bir iyilik sebebiyle minnet borcuyla mı yanımızdalar? Peki siz etrafınızdaki kişilere hangi boyutta bağlısınız?

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.