Hava Durumu

Kurumlar Entelektüel Sermayesini Güçlendirmeli

Yazının Giriş Tarihi: 18.10.2021 10:17

Ticari amaçla kurulan tüm firmalar doğal olarak finansal sermayesini güçlendirmeye ve büyütmeye odaklanıyor. Bazen karı artırmak için en büyük hatayı yapıyor ve kaliteden, çalışan memnuniyetinden çalıyor. Bu strateji kısa vadede kar uzun vadede zarar yazacak hanelerine...

Sürdürülebilir karlılık için öncelikle entelektüel  sermayeye yatırım yapmalı ve entelektüel sermayemizi güçlendirerek kurumsal yapımızı ve finansal sermayemizi güçlendirmeliyiz.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Organizasyonu (OECD) Entelektüel Sermaye'yi şöyle tanımlıyor:

"Entelektüel Sermaye, bir şirketin maddi olmayan varlıklarının örgütsel (yapısal) sermaye ve insan sermayesi gibi iki farklı bileşenin ekonomik değeridir . Yani işletmenin yaptığı maddi yatırımlarının dışında, örgütsel (yapısal) sermayesi ve insan kaynaklarının da ekonomik bir değeri ve işletmeye katkısı vardır."

Yönetim bilimciler de, insan gücü olarak ifade edilen bu kavrama örgütsel (yapısal) sermayeyi ve ilişkisel sermayeyi de ekleyerek daha bütüncül bir sermaye kavramı ortaya koymuşlardır.  

Yapısal sermayeyi kurumun vizyonu, misyonu, değerleri, organizasyon yapısı, yönetim sistemleri, politikaları ve prosedürleri olurken, İlişkisel sermayeyi de kurumun müşterileri, tedarikçileri, fasonları, bayileri, distrübütörleri gibi ilişkide olduğu tüm bağlantıları oluşturuyor.

Entelektüel sermayenin en önemli parçası olan insan gücü çalışanların sahip olduğu teknik bilgi, beceri, deneyim, yetkinlik, iletişim, yaratıcılık, problem çözme, pazarlama, kriz yönetimi gibi yetenek ve yetkinliklerini ifade ediyor. Bir firma ne kadar bilgili ve tecrübeli bir insan kaynağına sahipse kurum da o kadar büyüme ve başarı potansiyeline sahip demektir.

Finansal sermayesini tüketmiş, batma noktasına gelmiş firmaların eğer entelektüel sermayesi güçlüyse yani yetkin ve yetenekli bir personeli, güçlü bir müşteri ve tedarikçi ağı ile sağlam temellere dayanan kurumsal alt yapısı varsa yeniden küllerinden doğduğuna şahit oluruz. Ama çok parası olsa da doğru kişiler tarafından yönetilmeyen, kurumsal kültürü oluşmamış birçok firmanın da piyasada bir türlü başarılı olamadığını hatta iflas ettiğini görüyoruz. Parasal güç tek başına bir şey ifade etmiyor.  

Rekabetin her geçen gün zorlaştığı ve farklılaştığı günümüzde kurumları bu rekabette bir adım öne çıkaran çalışanların bilgi, beceri ve yetkinlikleri oluyor. Yetkinliği yüksek çalışanlar kurumlarını bir başarıdan farklı bir başarıya taşıyor. Bu sebeple  yetenekli, eğitimli, kurumuna bağlı, istekli ve motive  çalışanlara sahip firmaların entelektüel sermayesinin çok güçlü olduğunu ve başarıyı çok daha kısa sürede yakaladığını söyleyebiliriz.

Kurumlar sadece makineye, arsaya, araziye, binalara, arabalara ve mobilyalara yatırım yapmamalı. Tüm bunları verimli ve karlı bir şekilde kullanması için çalışanlarına da yatırım yapmalıdır.

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.