Hava Durumu

Sokratik Düşünme Tarzı ile Liderlik

Yazının Giriş Tarihi: 09.05.2022 09:54
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.05.2022 09:54

Günümüzde emreden değil rica eden, sorularla sorgulamayı öğreten, düşündürten, dışarda tutarak değil dahil ederek öğreten, yolda durup yavaşlatmak yerine yol kenarına geçip ekibindekilere yol açan ve daha hızlı ilerlemesi için yüreklendiren ve destekleyen  liderler başarılı oluyor, gönüllerde taht kuruyor.

Ekip üyelerini geliştirmenin en güzel yolu doğru düşünmeyi ve daha iyisini yapabilmek için soru sormayı ve sorgulamayı öğretmekten geçiyor. Bu yazımda size “Sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değer değildir” diyen ünlü filozof  Sokrates’ten ve yaşadıklarımızı sorgulamak üzerine tarihe geçmiş Sokratik Düşünme tarzından bahsedeceğim. Liderlik becerilerini geliştirirken düşünme ve düşündürtme becerilerinize katkı sağlayacağını düşündüğüm Sokratik Düşünme tarzı birçok eğitim öğretim kurumlarında da öğrencilere eğitim metodu olarak uygulanmakta.

Felsefeyi aristokrat ve üst düzey toplum üyelerinden halka indirgeyen ilk filozof olarak bilinen Sokrates  MÖ 369-499 yıllarında Atina’da yaşamıştır. Eleştirel bakış açısıyla ünlenen, halka sürekli sorular sorarak eleştirel bakmayı, yaşadıklarını gördüklerini sorgulatmayı, herkesin kabul ettiği doğruları hemen kabul etmemelerini sağlamaya çalışan Sokrates, bilenlerin özgür bilmeyenlerin köle olduğuna inanıyordu. Kendisini atı sürekli hareket etmeye zorlayan at sineğine benzeten Sokrates, hantal bir yapıya sahip olan hükümeti eleştirileriyle at sineği gibi hareket etmeye zorladığını söylüyordu. Onu sevmeyenler de onun için Atina’nın at sineği diyordu. Özellikle gençlerle sorularla diyaloğa geçen Sokrates her sohbette sıkça “Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir” sözünü kullanıyor karşısındakini özgürce konuşması için rahatlatıyor ve asla karşısındakine üstünlük taslamıyordu.  

Sokrates karşısındaki ile diyaloğa geçerken onun neyi bilip bilmediğini basit bir soru ile öğreniyor, sonrasında da doğru bildiği şeyin yanlış olabileceğini düşündürtecek sorular soruyor, onun inandığı doğruları ve gerçekleri sorgulamasını, kendini ve başkasını eleştirmesini ve düşüncelerindeki çelişkileri görerek  yeniden düşünmesini sağlamaya çalışıyordu. Bu süreçte kendi düşüncelerini asla empoze etmiyor hatta kendisinin bilmediğini söyleyerek doğru düşünme tarzını karşı tarafa sorularla buldurmaya çalışıyordu. Bu soruları sorarken merak uyandırmaya, sorgulatmaya, eleştirel bakmaya ve doğru bilginin peşinden gitmeye çalışmasına uğraşıyordu.

Sokrates’e göre her insan doğru düşünebilir bunu ortaya çıkarmak için doğru sorular sorarak yol göstermek gerekiyordu. Bu bakış açısını koçluk metodolojisine çok yakın buldum. Koçlukta da danışanın en doğru cevabı yine kendisinin bildiğine inanılarak ona ne yapacağı söylenmeden sadece sorular sorulur ve doğru cevapları kişinin kendisinin bulması sağlanır. Sorular kişiye kendi doğrularını buldurur ve en doğru cevapları yine kişi kendisi verir. Sokrates gibi koçlar da sadece kendi doğrusunu bulma yolculuğunda tarafsız bir şekilde kişiye eşlik eder, yol arkadaşı olur.

Sokratik düşünmek için ayrıca her kavramı derinlemesine düşünmek ve sorgulamakla da önemlidir. Mesela her gün kullandığımız ama üzerinde gerçekten derinlemesine hiç düşünmediğimiz şu kavramlar için derin düşünme yaparak felsefeye başlayabiliriz…. Doğruluk nedir? Adil olmak nedir? İyi olmak nedir? Güzellik nedir? Yöneticilik nedir? Paylaşmak nedir? Erdemli olmak nedir … Felsefeye giden yol doğru sorular sormak ve derinlemesine düşünmekten geçer, felsefeci olamayız belki ama iyi bir lider, iyi bir ebeveyn, iyi bir arkadaş ve iyi bir öğretmen olabiliriz…

İnsan olmanın en özel ve güzel yanlarından biri düşünme, sorgulama ve hayal kurma becerilerine sahip olmasıdır. Bu üç beceri insanlığı geçmişten günümüze taşımış ve bundan sonra da geleceğe taşıyacaktır. Bu becerilerimizi  insanlığın ve dünyamızın iyiliği ve güzelliği için kullanırsak  kesinlikle hayat daha güzel olacak.

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.