Hava Durumu

Yokluktan Varlığa Toyada Ailesi

Yazının Giriş Tarihi: 19.01.2021 11:40

Japonya'da Toyoda ailesinin firması Toyota Otomobil Fabrikasında doğup tüm dünyayı etkisi altına alan Yalın Yönetim sisteminin doğuş hikayesini anlatacağım sizlere bu hafta...

Yalın yönetim tarzını çok beğendiğimi söylemişimdir hep. Toyota'da doğup dünyanın her yerine yayılan yalın bakış açısını hepimize ilham vermesi için Toyoda ailesini konuk ettim bu hafta yazıma...

Mucit büyükbaba Sakichi Toyoda' dan başlayalım hikayemize...Sakichi Toyoda küçüklüğünde marangoz babasından öğrendiği bilgilerle annesi ve büyükannesinin çalıştığı dokuma makinelerini iyileştirmek için tahta örme makinesi yaparak başladı icatlarına. Bu makineler işleri rahatlatmıştı ama annesi, büyükannesi ve akrabaları hala çalışırken çok yoruluyordu. Bu sefer daha hızlı ve daha az yorucu dokuma makinesi yapmak için uğraştı ve buhar makinesi ile çalışan enerji destekli bir dokuma tezgahı yaptı. İlerleyen yıllarda kaliteyi artırmak için icat ettiği iplik kopunca otomatik olarak duran "Hataya izin vermeyen" dokuma tezgahı ise o dönemin en önemli icatlarından oldu. Bu dokuma tezgahının icadı ise bugünkü Toyota fabrikasının temellerini atmış oldu? Nasıl mı?

Sakichi Toyoda oğlu Kiichiro Toyoda'yı İngilteye'ye kendi buluşu dokuma tezgahının patentini satmaya gönderdi. Oğul Kiichiro babasının bu icadını o dönemin ünlü dokuma tezgahı yapan firması Platt kardeşler'e 100.000 sterline sattı.1930 yılında yapılan bu satıştan elde edilen para "Toyota Motor İşletmeleri "fabrikasının kuruluş sermayesi oldu.

Hayatı boyunca hep araştırıp geliştiren biri olan Sakichi Toyoda sonradan Japonya'nın "Mucitler Kralı" olarak anıldı. Hem ailenin hem de Japonya'nın kahramanıydı o...

Oğul Kiichiro Tokyo İmparatorluk Üniversitesinde Makine Mühendisliği eğitimi almıştı. Babası gibi çalışkan, sürekli araştıran ve üretimin içinde olmayı seven biriydi. Toyota fabrikasını da babasının iş yaşamı felsefesi ve yönetim yaklaşımı üzerine kurdu. 2. Dünya Savaşı yıllarının yokluk döneminde üretimlerini sürdürmeye çalıştıkları için felsefeleri hep israfı azaltmak, gereksiz üretim yapmamak, kaynakları en iyi şekilde kullanmak üzerine oldu. Paraları azdı ama hedefleri büyüktü, Amerika'nın dev araba fabrikası Ford gibi olabilmek istiyorlardı.

İlk yıllarda savaş döneminin ihtiyaçlarına yönelik olarak kamyon üretimine ağırlık verdiler. Araba fabrikası kurmaları için biraz daha zamanları vardı. İlerleyen yıllarda Kiichiro, kuzeni Eiji Toyoda'yı da aralarına katarak işleri büyütüp araba imalatına doğru ilerlemeye başladılar.

Amcası ve kuzeni gibi çalışkan ve üretken bir mühendis olan Eiji Toyoda fabrikayı bir üst çıtaya taşımak için 1950 yılında Ford'u ve General Motors'u incelemek üzere yönetim ekibini de alarak Amerika'ya 12 haftalık bir iş seyahatine gitti. Her yeri gezdiler ve kendilerine büyük dersler alarak geri döndüler. Bu dönemde Ford'da gördükleri iyi uygulamaların yanısıra, stoklu çalışma, yığılmış depolar, dağınık ve düzensiz atölyeler onlara ne yapmayacakları konusunda da dersler verdi. Büyük bir markete gittiklerinde raflarda gördükleri bittiği an yerine yeni ürünün konulması sistemi üretimde çekme sistemini ve ürünün bittiğini görsel olarak haber veren Kanban sistemini  doğurdu.  Toyota üretim felsefesinin temellerinin atıldığı oldukça verimli bir 12 hafta geçirmişler ve bu seyahatte Amerikalılara yetişme fırsatlarının olduğuna inanmışlardı.

Gezi dönüşü Eiji Toyoda fabrikanın Genel Müdürü Taichi Ohno'ya Toyota'nın imalatını iyileştirme görevi vererek bugünkü Toyota'nın ve yalın felsefesinin başlangıcını yapmış oldular. Ohno imalata inerek her prosesi yakından dikkatle inceleyerek işe başladı. Bu arada Ohno, tek parça akışta çok iyi olan rakipleri Ford'u incelemek için sık sık Amerika'ya seyahat etmeye devam etti, Henry Ford'un "Bugün ve Yarın" adlı kitabını kendine başucu kitabı yaptı. Bu seyahatlerde de hem yapmaları gerekeni hem de yapmamaları gerekenleri tesbit ediyor ve Toyota'ya gelerek uyguluyordu.

Böylece Yalın Yönetim Felsefesinin kurucularından biri olan yönetim gurusu dediğimiz Taichi Ohno'nun yalın serüveni de böyle başlamış oldu.

Bu müthiş gelişim hikayesinden ilham almamak mümkün değil. Merak, çaba, büyük hedefler koyma, işi sürekli iyileştirme, kaynakları maksimum faydayla kullanma, araştırma, öğrenme ama en önemlisi sahada yaparak deneyerek süreci çalışanlarla birlikte geliştirme bizim alacağımız en büyük dersler olmalı...

Özlem Şenkoyuncu

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.