Gübre piyasalarında Hürmüz Boğazı krizi derinleşiyor...

Enerji arzındaki darboğaz ve lojistik blokaj, gübre tesislerini birer birer üretim durdurmaya zorlarken, aşırı artan maliyetler, dünya genelinde yeni ve daha şiddetli bir gıda enflasyonu dalgasını tetikliyor.

Haber Giriş Tarihi: 30.03.2026 11:53
Haber Güncellenme Tarihi: 30.03.2026 11:53
https://www.kadinveekonomi.com

Üretim tesislerinde duraklama

Gübre fiyatları, üretim maliyetlerinin yüzde 80 ila yüzde 90'ını oluşturan doğal gaz fiyatlarına doğrudan bağımlı seyrediyor. Çatışma dönemlerinde artan enerji maliyetleri, tarımsal verimlilik ve gıda arz güvenliği üzerinde ciddi riskler oluşturuyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar ve Katar’daki enerji altyapısına yönelik saldırılar, üretim sürecinde yoğun doğal gaz kullanan gübre sanayisini doğrudan etkiledi. Körfez Bölgesi'nde doğal gaz tedarik zincirinde yaşanan bozulma ham madde erişimini kısıtlarken, tesisleri operasyonel değişikliklere zorladı.

Katar’ın devlet enerji şirketi QatarEnergy, LNG tesislerindeki gelişmelere bağlı olarak gaz üretimini durdururken, küresel ihtiyacın yüzde 14’ünü tek başına karşılayan üre tesisinde de üretimi askıya aldığını açıkladı. Bu kesinti domino etkisi yaratarak Hindistan’da 3, Bangladeş’te ise 4 stratejik gübre fabrikasında üretimin durmasına neden oldu.

Fiyatlar yüzde 56 arttı

Emtia piyasaları, bozulan arz-talep dengesine fiyat artışlarıyla karşılık verdi. 27 Şubat'ta ton başına 482 seviyesinde olan Orta Doğu çıkışlı üre fiyatları, mart sonu itibarıyla yaklaşık yüzde 56 artışla 750 dolara ulaştı.

Analistler, krizin sürmesi halinde azotlu gübre fiyatlarının mevcut seviyelerin iki katına çıkabileceği, fosfat fiyatlarının ise yüzde 50'den fazla artabileceği konusunda uyarıyor. Bu tablo, halihazırda yüksek girdi maliyetleriyle boğuşan küresel tarım sektörü için "yönetilemez" bir mali yük anlamına geliyor.