Kredi kartıyla ev almak mümkün!

310–320 trilyon dolar. 8 milyar insan üzerinden kabaca böldüğünüzde kişi başına yaklaşık 39 bin dolar borç düşüyor. Madem borç bu kadar kötü, neden dünyanın en borçlu ülkeleri ABD, Çin, Japonya ve Avrupa ülkeleri?

Haber Giriş Tarihi: 18.02.2026 10:15
Haber Güncellenme Tarihi: 18.02.2026 10:15
https://www.kadinveekonomi.com

"Zenginler borçtan korkmaz, onu yönetir" diyen Çalar’a göre mesele borçlanmak değil, borcu nasıl yönettiğiniz.

Çalar, yüksek enflasyon ortamında borçlanmanın mantığını anlatarak, "Enflasyonun yüzde 50 olduğu bir ülkede cebindeki 100 lira seneye 50 lira. Borçlanmak aslında geleceğin değersiz parasıyla bugünün değerli malını satın almaktır" dedi.

Ancak burada kritik noktanın sistem kurmak olduğunu vurgulayan Çalar, "Kredi kartlarından konut alımına geçeceğiz. Bunun için arada doğru köprüleri kurmamız lazım. Bu köprünün ilk adımı altın" dedi.

Çalar’a göre altın, "Altın enflasyona karşı erimez. Aynı zamanda ons değeriyle kazanç sağlar. Amacımız kısa vadede zengin olmak değil; birikimin erimemesi ve disiplin kazanmak" diyerek süreci özetledi.

Bankaya TL borçlanıp dolar bazlı bir varlık elde etmenin fark oluşturduğunu söyleyen Çalar, "Sen bankaya TL borçlanıyorsun ama altın dolar bazlı bir varlık. Aradaki fark senin servetin. Bankanın parasıyla ilk servet adımını atıyorsun" ifadelerini kullandı.

FİZİKİ ALTIN YERİNE DİJİTAL

Fiziki altın yerine dijital altın ve altın fonlarının daha çok kazandırdığından bahseden Çalar, makas aralığı ve likidite avantajına dikkat çekerek, "Kuyumcuya ya da bankaya ödediğin yüzde 3–5 makas uzun vadede ciddi kayıp. Dijital altın ve fonlarda makas dar, saklama sorunu yok, saniyeler içinde nakde dönebilir" dedi.

100 bin liralık örnek senaryo

Çalar, "Mart 2024’te 100 bin lira borç bulduğumuzu düşünelim. 12 taksit, her ay 10 bin lira. Parayı alır almaz dövize çeviriyorum. Dolar 32 liraysa yaklaşık 3.125 dolar yapar" diyerek matematiği anlattı.

Bu tutarın yarısını uluslararası altın ETF’ine, diğer yarısını ise gayrimenkul yatırım ortaklıklarına (REIT ETF) yatırdığını belirten Çalar, üç temel kuralı hatırlattı:

Portföyü asla bozmuyorum

Asla asgari ödeme yapmıyorum, borcun tamamını ödüyorum

Gelen temettü ve kira gelirlerini tekrar yatırıyorum

Nominalde 120 bin lira ödeme yapılsa da enflasyona indirgenmiş reel değerin daha düşük olacağını savunan Çalar, "Banka 100 bin verdi, reel olarak yaklaşık 94–95 bin lira ödemiş oluyorum. Aradaki fark borçlanma avantajı. Üzerine altın ve gayrimenkul yatırım ortaklıkları getirileri, temettüler, kur farkı ve bileşik etki geliyor" dedi.

Şubat 2026’ya gelindiğinde borcun bittiğini ve portföyün 4 bin doların üzerine çıktığını belirterek, "Her kontrollü borç seni ödüllendirir. Ama planın zayıfsa sistem çöker" diyerek yatırımcılara uyarıda bulundu.

Konut hedefi için ikinci köprünün gayrimenkul yatırım ortaklıkları olduğunu söyleyen Çalar, "5 milyonun yok diye ev alamıyorsun ama 5 bin liranla dev bir AVM’nin, rezidansın, otelin ortağı olabiliyorsun. Türkiye’de buna gayrimenkul yatırım ortaklıkları diyoruz" dedi.

Bu yapıların yalnızca değer artışı değil nakit akışı da sağladığını belirten Çalar, "Aldığın temettü kira gelirine eşdeğer. Borçla aldığın varlık kendi taksitinin bir kısmını geri ödemeye başlar" diyerek yatırımcıları uyardı.