Emeklilik sisteminde 'doğru tarihte emekli olma' yarışı maaş adaletsizliğine yol açıyor. 2024'te dilekçe verenler arasında %30'a varan maaş farkları oluştu. 2013'te verilen intibak sözü tutulmadı, çözüm bekleniyor. Sistem, prim geliri kaybediyor, ekonomi iş gücü yitiriyor.
Haber Giriş Tarihi: 16.02.2026 11:12
Haber Güncellenme Tarihi: 16.02.2026 11:17
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.kadinveekonomi.com
'ÇOK PRİM ÖDEYEN CEZALANDIRILIYOR'
Mevcut emeklilik sistemi, maalesef alın terinden ziyade "doğru tarihte emekli olma" yarışına dönüştü.
Sosyal güvenliğin temel direği olan "çok prim ödeyen çok maaş alır" ilkesi aksak işliyor. Çoğu zaman daha düşük maaşla cezalandırılıyor. Yerine gelen düzen, âdeta bir piyango sistemi.
24 SAATTE YÜZDE 30 KAYIP
Sosyal Sigorta tekniğinin temel direği olan "çok prim ödeyenin çok maaş alması" ilkesi, son yıllarda yerini "doğru tarihte dilekçe verenin kazandığı" çarpık bir düzene bıraktı. Bugün geldiğimiz noktada, sadece bir günün bile maaşlar arasında uçurumlar oluşturduğu bir sistemde, adalet duygusu ağır yara almış durumda.
İnanması güç ama gerçek; sistemdeki çarpıklık öyle bir noktaya geldi ki, sadece bir günlük fark hayat karartıyor. 31 Aralık'ta dilekçe verenle 1 Ocak'ta veren mesai arkadaşı arasında %30’a varan uçurumlar oluşuyor.
Örneğin 2024 yılında emeklilik dilekçesi verenlerin mağduriyeti rekor adaletsizlikle tarihe geçti!
Aynı tezgâhta ter döken, aynı primi ödeyen iki arkadaştan biri, sırf takvim yaprağı değiştiği için sefalete mahkûm ediliyor. Bu tablo ne vicdana sığar ne de hukuka!
SGK KENDİ KALESİNE GOL ATIYOR!
Bu adaletsizlik sadece vatandaşın cebini yakmıyor; bizzat Sosyal Güvenlik Kurumu’nu da zayıflatıyor. Maaşların düşeceğini gören yüz binlerce tecrübeli kalifiye çalışan, daha fazla kayıp yaşamamak için sistemden kaçıyor. Sonuç mu?
SGK prim gelirinden oluyor.Sistem, daha fazla kişiye daha erken maaş ödemek zorunda kalıyor.Ekonomi, yetişmiş iş gücünü kaybediyor.
13 YILLIK SÖZÜN VAKTİ GELDİ
Hükûmet daha önce çıkarmış olduğu 2000 yılı öncesi intibak yasasının SSK emeklileri ile Bağ-Kur emeklilerinin bir kısmını kapsadığının altını çizelim. Bu kapsamda 2,5 milyonu aşkın dosya işlem görmüştür.
2013 yılında 2000 sonrası emekliler için de "İntibak" sözü verilmişti. Aradan tam 13 yıl geçti. Mahkeme kapıları aşındı, dilekçeler yazıldı ama çözüm Meclis’in tozlu raflarında bekletildi. Artık pansuman tedaviler bitti; ameliyat şart! 2000 yılı sonrası için de emeklilik intibakına yönelik çalışmalar bir an önce yapılmalı.
GERÇEK BİR İNTİBAK NE GETİRİR?
Tam Eşitlik: Aynı prim gün sayısı ve aynı SPEK/kazançlara sahip olanlar, emeklilik yılına bakılmaksızın eşit maaş alır.Sisteme Güven: Vatandaş "Çalışırsam hakkımı alırım" diyerek sisteme güven duyar.Hak Teslimi: Yıllarca yüksek prim ödeyenlerin hakkı korunmuş olur.
HASILIKELAM: TÜİK verilerinin tartışıldığı, geçim derdinin büyüdüğü bu dönemde; düzenleme sadece bir kesimi değil, memur emeklileri dâhil 17 milyona yaklaşan emekli ve hak sahiplerini kapsamalıdır.
Emeklilerimizin gerçek bir emeklilik reformunun ilk adımı hâlihazırda eşit prim gün sayısı ve kazanç bildirimleri arasındaki dengesiz ve adil olmayan farklı maaşların; bir külfet-nimet (prim-maaş) dengesiyle uyumlu hâle getirilmesiyle olur!"
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
2000'den sonra emekli olanları ilgilendiriyor!
Emeklilik sisteminde 'doğru tarihte emekli olma' yarışı maaş adaletsizliğine yol açıyor. 2024'te dilekçe verenler arasında %30'a varan maaş farkları oluştu. 2013'te verilen intibak sözü tutulmadı, çözüm bekleniyor. Sistem, prim geliri kaybediyor, ekonomi iş gücü yitiriyor.
'ÇOK PRİM ÖDEYEN CEZALANDIRILIYOR'
Mevcut emeklilik sistemi, maalesef alın terinden ziyade "doğru tarihte emekli olma" yarışına dönüştü.
Sosyal güvenliğin temel direği olan "çok prim ödeyen çok maaş alır" ilkesi aksak işliyor. Çoğu zaman daha düşük maaşla cezalandırılıyor. Yerine gelen düzen, âdeta bir piyango sistemi.
24 SAATTE YÜZDE 30 KAYIP
Sosyal Sigorta tekniğinin temel direği olan "çok prim ödeyenin çok maaş alması" ilkesi, son yıllarda yerini "doğru tarihte dilekçe verenin kazandığı" çarpık bir düzene bıraktı. Bugün geldiğimiz noktada, sadece bir günün bile maaşlar arasında uçurumlar oluşturduğu bir sistemde, adalet duygusu ağır yara almış durumda.
İnanması güç ama gerçek; sistemdeki çarpıklık öyle bir noktaya geldi ki, sadece bir günlük fark hayat karartıyor. 31 Aralık'ta dilekçe verenle 1 Ocak'ta veren mesai arkadaşı arasında %30’a varan uçurumlar oluşuyor.
Örneğin 2024 yılında emeklilik dilekçesi verenlerin mağduriyeti rekor adaletsizlikle tarihe geçti!
Aynı tezgâhta ter döken, aynı primi ödeyen iki arkadaştan biri, sırf takvim yaprağı değiştiği için sefalete mahkûm ediliyor. Bu tablo ne vicdana sığar ne de hukuka!
SGK KENDİ KALESİNE GOL ATIYOR!
Bu adaletsizlik sadece vatandaşın cebini yakmıyor; bizzat Sosyal Güvenlik Kurumu’nu da zayıflatıyor. Maaşların düşeceğini gören yüz binlerce tecrübeli kalifiye çalışan, daha fazla kayıp yaşamamak için sistemden kaçıyor. Sonuç mu?
SGK prim gelirinden oluyor.Sistem, daha fazla kişiye daha erken maaş ödemek zorunda kalıyor.Ekonomi, yetişmiş iş gücünü kaybediyor.
13 YILLIK SÖZÜN VAKTİ GELDİ
Hükûmet daha önce çıkarmış olduğu 2000 yılı öncesi intibak yasasının SSK emeklileri ile Bağ-Kur emeklilerinin bir kısmını kapsadığının altını çizelim. Bu kapsamda 2,5 milyonu aşkın dosya işlem görmüştür.
2013 yılında 2000 sonrası emekliler için de "İntibak" sözü verilmişti. Aradan tam 13 yıl geçti. Mahkeme kapıları aşındı, dilekçeler yazıldı ama çözüm Meclis’in tozlu raflarında bekletildi. Artık pansuman tedaviler bitti; ameliyat şart! 2000 yılı sonrası için de emeklilik intibakına yönelik çalışmalar bir an önce yapılmalı.
GERÇEK BİR İNTİBAK NE GETİRİR?
Tam Eşitlik: Aynı prim gün sayısı ve aynı SPEK/kazançlara sahip olanlar, emeklilik yılına bakılmaksızın eşit maaş alır.Sisteme Güven: Vatandaş "Çalışırsam hakkımı alırım" diyerek sisteme güven duyar.Hak Teslimi: Yıllarca yüksek prim ödeyenlerin hakkı korunmuş olur.
HASILIKELAM: TÜİK verilerinin tartışıldığı, geçim derdinin büyüdüğü bu dönemde; düzenleme sadece bir kesimi değil, memur emeklileri dâhil 17 milyona yaklaşan emekli ve hak sahiplerini kapsamalıdır.
Emeklilerimizin gerçek bir emeklilik reformunun ilk adımı hâlihazırda eşit prim gün sayısı ve kazanç bildirimleri arasındaki dengesiz ve adil olmayan farklı maaşların; bir külfet-nimet (prim-maaş) dengesiyle uyumlu hâle getirilmesiyle olur!"
En Çok Okunan Haberler
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız