SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Daha az atık üreten, daha bilinçli, iklim, çevre ve insan dostu bir toplum

Bu hafta röportajımızı Prysmian HSEQA Müdürü / Prysmian MEAT Sürdürülebilirlik Koordinatörü ve Sachi Danışmanlık Kurucu Ortağı Senem Tanju ile gerçekleştirdik. Senem Tanju, sürdürülebilirlik konusunda uzun yıllardır yaptığı başarılı çalışmalar ile ses getiren ve bir çok firmaya rol model olan başarılı bir girişimci.
Haber Giriş Tarihi: 09.05.2022 09:58

Haber Güncellenme Tarihi: 09.05.2022 12:15

kadinveekonomi.com

Ebru KOÇANALI ve Senem TANJU

 Senem Tanju kısaca kendisini nasıl tanımlar?

Bu soruyu anneme sorsam; çalışkan, hırslı, takıntılı, fazlaca herkesi düşünen der, eşime sorsam; o da sanırım aynı şeyleri söyler, çocuklarım da benden disiplinli ama merhametli, eğlenceli ama kontrollü bir anne olarak bahsedebilirler.

Bana göre ben; değişen, dönüşen, kendini genelde çok eleştiren, hedefleri olan, bu doğrultuda çok çalışan ama bir yandan da eğlenceli, iletişimi güçlü biriyim

Senem Tanju

Girişimcilik sürecinizde şu an geldiğiniz noktayı biraz daha detaylı anlatır mısınız?

Mesleğim gereği işimi hep kendi şirketim bünyesinde yapma fırsatım vardı. Fakat sanırım her şeyin en doğru zamanı varmış, geçen sene ortağım ile birlikte kendi danışmanlık şirketimizi kurmaya karar verdik. Tabi bu süreçte en büyük desteği de halen çalışmakta olduğum kurumsal şirketimden gördüm.

 Uzun yıllardır sürdürülebilirlik konusunda çalışan, kafasını yoran, araştıran ve kendini geliştiren biriyim. Yaklaşık 20 yıllık saha birikimim ile de birleşince değiştirme ve etkileme gücünü kendimde gördüm ve hayalimi gerçekleştirmeye karar verdim.

Kurumsal hayatın verdiği disiplin ile çok uzun bir ön planlama aşamamız oldu. Adım adım belirledik. Şirketin adı, logosu, konuları, web sayfası, hizmet detaylarımız hepsi için günlerce çalıştık.  Bir yandan hayal kurmaktan vazgeçmezken bir yandan da her detayı ince ince planladık, hesapladık.

Yeni  bir girişimci olarak kadın girişimcileri nasıl görüyorsunuz?

Girişim yapabilmiş her kadın benim için bir kahraman. Çünkü konfor alanı dışına çıkma cesareti göstermiş, hayallerinin peşinden koşmuş, tırnakları ile kazarak emek vermiş kadınlar çok kıymetli. Kadın girişimcilerin heyecanlarını artık ben de hissediyorum. Ne kadar toplumsal cinsiyet eşitliği söylemlerinin artık daha ön planda olduğunu hissetsek de sonuçta eril güçlerin hakim olduğu bir düzende kadın girişimcilerin her adımı beni çok heyecanlandırıyor. Ben de kendi girişimimizden bahsederken omuzlarım daha çok kabarıyor.  Ben kadın girişimciler olarak birbirimizi desteklememiz gerektiğini düşünüyorum. Mevcut potansiyellerinin farkında olmaları ve bunu yaparken başkalarına da ilham kaynağı olmaları bence kadın girişimciliğin en güzel tarafı.

 

 

 Senem Tanju

Yeni mezun olmuş genç bir kadın mühendise ne önerirsiniz?

Ben çalışma arkadaşlarıma da ekip arkadaşlarıma da sürekli hayal kurmalarını ve hep pozitif olmalarını söylüyorum. Güne, geleceğe pozitif bakmak bizim enerjimizi hep yüksek tutmamızı sağlar. İş hayatında zaten günlük rutinde karşılaştığımız pek çok olumsuz konu olacak, o yüzden iletişimi güçlü, olumlu yaklaşım hep bize fayda sağlar. Bir de her zaman çok çalışmak gerektiğini söylerim. Bir işi yapabileceğimiz en iyi şekilde yapmak, bunun için gayret etmek bizim hep farklı olmamızı sağlar.  Bir de asla hata yapmaktan korkmasınlar, hatalar en büyük öğreticilerdir.

5. Kadınların çok görevleri var evlilik, annelik, iş hayatı bir denge oturtmak zor mu?

Benim pek denge kurabildiğim söylenemez. Bu konuda zorlandığımı söyleyebilirim. Çok yoğun bir çalışma tempom var ve kendi kendime de iş çıkaran biriyim!.. Ben sözlük anlamında işkoliğim. Bu çok övündüğüm bir özellik değil tabii ki ama maalesef bu da benim. Evlilik, çocuk, iş düzenindeki dengeyi ise çok planlı davranarak sağlamaya çalışıyorum. Genelde 2 haftalık ajandalar ile gündüzüm, gece çalışma planım, aile ve çocuk programlarım bellidir. Planın dışına çıktığımda sudan çıkmış balık gibi olabiliyorum. O yüzden de hayatım genelde anımsatıcılar, planlayıcılar, alarmlar, not defterleri ile geçiyor!..

Senem Tanju

Geçtiğimiz 10 yıl sizi en çok zorlayan konular neler oldu?

10 yıl önce 30’lu yaşlardaydım, şimdi 40'lı yaşlar. 40. yaşımda çok zorlandım. Sanki hayatım çok hızlı geçmiş ve ben hala istediklerimi yapamamışım paniğine kapıldım. Bir yandan da eşimin işi sebebiyle İstanbul’da olması, benim çocuklar ile yalnız olmam, artan iş temposu, hayaller, beklentiler hepsi bir araya gelince genel anlamda hayatın geçişinden zorlandım diyebilirim. Tabi tüm dünyayı etkilediği gibi pandemiden de ciddi anlamda ben de etkilendim. Ben genelin aksine işim gereği sürekli iş yerimdeydim pandemide.  Evime kapanmadan ama işten döndüğüm zamanlarda kendimi annemden ve oğlumdan uzak tutarak geçirdiğim zor fakat çok öğretici zamanlardı. Oğlum 1. sınıfa pandemide başladı. Bu bile bizler için zorlu, değişik dinamikleri olan fakat öğretici bir süreçti.

Uzmanlık alanınız Sürdürülebilirlik, böyle bir yaşamı nasıl tanımlıyorsunuz?

Sürdürülebilir bir yaşam; adaletli olmak, planlı olmak, öngörülü olmak ve aslında gelecekte varmak istediğimiz noktayı, geleceğin dinamiklerine göre bugünden belirleyerek o adımlar ile bugünden yol almak demektir. Kuşaklar arası adalet meselesi sürdürülebilirlik ile ilgili en sahiplendiğim tanımlardan ve gerçekten bu bir hesap verebilirlik hikayesi.

8.Sürdürülebilir yaşam felsefesinin toplum bilincinde oluşturmayı amaçladığı iyileştirmeler nelerdir?

Aslında sürdürülebilirlik toplumun doğru konumlanması ve doğru şekilde gelişmesi için tek çözüm yolu. Sürdürülebilir olmayan tüm yaklaşımlar sonunda yok olmaya mahkumlar. Çünkü kabul etmemiz gereken şudur ki hayatın dinamikleri, beklentiler, dünyanın küresel riskleri bizim sürdürülebilir yaşam felsefesini sahiplenmemize neden oluyor. Daha az atık üreten, daha bilinçli, iklim, çevre ve insan dostu bir toplum gelecek nesiller için de sağlıklı bir toplum demektir.

Yeni dünyada beslenme, doğayla ilişki, giyim, barınma gibi alışkanlıklar nasıl şekillenmelidir?

Aslında tüm alışkanlıklarımız yetinmek üzerine şekillenmeli. Topraktan soframıza en doğal, en çabuk, en taze gelen, işlem görmemiş, mevsimde gıdalar ile ve gözümüzü değil midemizi doyuracak kadar porsiyonlar ile beslenmeliyiz. Doğanın bize verdiklerinin farkına varıp ondan alırken ekolojik ayak izimizin doğanın kapasitesinden daha küçük olmasını sağlamalıyız. Her bitkinin aslında ekolojik döngünün bir parçası olduğunun farkında varmalı ve de doğa dostu bireyler yetiştirmeliyiz. Kıyafetlerin bizim dolabımıza gelirken geçirdikleri süreçleri göz önünde bulundurularak ihtiyacımız kadar satın almalı ve kullanmadığımızı da ihtiyacı olanlara vererek döngüsellik sağlamalıyız. Alışverişlerimizde ihtiyaçlarınız dahilinde yaparsak hem karbon ayak izimizi azaltmış hem de tasarruf etmiş oluruz.1 kot pantolon üretiminde kullanılan su miktarının büyüklüğünü asla unutmamalıyız. (1 kot pantolon üretmek için ortalama 7500 litre su tüketiliyor. ) Sürdürülebilir bir yaşam için barınma şartlarımızı da gözden geçirmeliyiz. Gerçekten mi büyük evlerde yaşamalıyız? O aydınlatmalara ihtiyacımız var mı? Yalıtımını doğru yapabiliyor muyuz evimizin gibi sorular bizlerin kendi sürdürülebilir yaklaşımını sorgulama da çok önemlidir.

Toplumun sürdürülebilirlik alanında bilinçlenmesi konusunda fayda sağlayacak projeleriniz ve çalışmalarınız var mı?

Ben sürdürülebilirlik konusundaki bilinç artıracak eğitimleri, farkındalık çalışmalarını çok önemsiyorum. Bu konuda Bursa Uludağ Üniversitesi ile çok güzel çalışmalar yapıyoruz. Hem ekonomik, hem sosyal hem de çevresel anlamda sürdürülebilirliği anlatıyoruz. Bu kapsamda BUİKAD bünyesinde de çok güzel çalışmalar devam ediyor. Komisyonumuz ile birlikte farkındalık artırmak adına farklı projeler tasarlıyoruz. Bu konudaki hayallerimin başında çocuklara bu kapsamda eğitimler vermek geliyor ki bazı okullar da bu çalışmalara başladık bile.

Sürdürülebilir yaşam bilincinin gelişebilmesi için atılabilecek temel adımlar nasıl sıralanabilir?

Bu kapsamda kanuni düzenlemeler artırılmalı. Bilinç artırıcı çalışmalar desteklenmeli. Dünyanın limitlerine geldiğimiz, kaynakların tükenmekte olduğu ve gelecek nesillere sağlıklı bir dünya bırakmanın tek yolunun sürdürülebilirlik olduğu devlet yaklaşımı ve sosyal otoriterce desteklenip sahiplenilmeli. Bu kapsamda Avrupa Birliği içerisinde gerek raporlama, gerekse standartların artırılması konusunda çok yoğun çalışmalar mevcut. Ben ülkemizde de bilincin artacağına inanıyorum ama çok daha hızlı ve proaktif olmalıyız.

Senem Tanju

Sizi gelecekte mutlu edecek şey nedir?

Değişime şahitlik etmek beni hep çok mutlu eder. Sürdürülebilirlik konusunda değiştirme ve etkileme gücümün olduğunu biliyorum. Bu kavram ile iş yapış biçimini değiştirmiş herkes / her kurum beni çok mutlu eder. Ayrıca tabii ki çocukların daha çok korunduğu, daha mutlu olduğu, daha eşit şartlarda büyüdüğü bir toplum tabii ki beni çok mutlu eder.

En sevdiğiniz duvar yazısı ya da mottunuz nedir?

Bir duvar yazısı ya da motto değil ama "başarı bir hedef değil bir süreç, bir yolculuktur ve bu yolculukta başarısız olmak bile farkında olmak anlamında bir başarıdır.  Ve biliyorum ki güçlükler başarının değerini artıran süslerdir."

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar