Hava Durumu

Betül Ulufer Zamboni - İtalya’da Türkçeyi ve Türk kültürünü öğretmek ...

İtalya’ya İlham Veren Türk Kadınları söyleşi dizimizin ikincisinde Milano’dan Betül Ulufer Zamboni ile birlikteyiz. Betül Hanım işini tutkuyla yapan ve kariyerini yurtdışında dönüştürmüş bir kadın. Uzun yıllardır Milano’da yaşıyor ve Milano’da bulunan Avrupa’nın en büyük Katolik Üniversitesi’nde güzel Türkçemizi öğretiyor. Türkçe'nin yanı sıra Türk Kültürü ve Türk Edebiyatı'nı anlatmayı kendisine misyon edinmiş, etrafına ilham veren bir kültür elçisi...

Haber Giriş Tarihi: 11.05.2022 11:59
Haber Güncellenme Tarihi: 11.05.2022 14:15
https://www.kadinveekonomi.com
Betül Ulufer Zamboni -  İtalya’da Türkçeyi ve Türk kültürünü öğretmek ...

Pınar Okal Keleşoğlu ve Betül Ulufer Zamboni

Hoş geldiniz Betül Hanım. Sizi yakından tanıyabilir miyiz? Hangi rüzgâr sizi İtalya’ya getirdi?

Hoş bulduk. Öncelikle teşekkür ederim. Ben Ankara doğumluyum. 28 yaşına kadar da Ankara’da yaşadım. ODTÜ Felsefe Bölümü’nden 1996 yılında birincilikle mezun oldum. Ardından yine aynı üniversitede Sosyoloji Bölümü’nde Yüksek Lisans yaptım. 1997’de TED Ankara Koleji Vakfı Özel Lisesi’nde Felsefe Grubu dersleri öğretmeni olarak göreve başladım. Burada 5 yıl çalıştıktan sonra İtalyan eşimle tanışıp 2002 yılında evlilik nedeniyle İtalya’ya yerleştim.

Farklı bir ülkeye göç etmek büyük bir karar. Hayatınızı, işinizi ve unvanlarınızı memleketinizde bırakıp, yeni bir ülkede yeni bir hayat inşa etmekten bahsediyoruz. İtalya’da yaşamaya başladıktan sonra kendinizde nasıl bir dönüşüm hissettiniz?

Başka bir ülkede yaşamaya başlamak elbette beni başlangıçta zorladı, çünkü konfor alanımın epey dışına çıkmıştım. Dili öğrenmek, hem sosyal hayata hem de iş hayatına girebilmek için bu süreçte en önemli adım. Elbette ki, yeni bir kültür ve dil öğrenme, sosyal hayata girmeye çalışma ve yaşanan tüm zorluklar insanı büyüten ve geliştiren şeyler.

Özellikle bir kadın olarak iş hayatınız nasıl ilerledi? İş hayatında karşılaştığınız sorunlar oldu mu?

Yabancı olarak görüldüğünüz bir ülkede iş hayatına girmek elbette kolay değil. Ben hiç İtalyan kurumlarında İtalyanlarla direkt çalışmadım. İtalya’daki ilk işimde Milano’daki çift dilli okullarda İngilizce öğretmenliği yaptım. Sonrasında Milano’da bir tercümanlık bürosunda çevirmenlik yaptım. İtalyancam bu arada çok gelişti. Altı ay çevirmen olarak çalıştıktan sonra Milano Başkonsolosluğu Ticaret Ataşeliği'nde göreve başladım. Burada hem Türklerle hem de İtalyanlarla altı buçuk yıl boyunca çalışma şansım oldu. Bu süre zarfında uluslararası ticaret, firma anlaşmazlıklarının çözümü, gümrük işlemleri, resmi heyet ağırlama ve bunun gibi daha bir çok konuda hem bilgi hem de tecrübe kazandım. Kızım doğduktan sonra iş yoğunluğundan dolayı istifa edip asıl mesleğim olan öğretmenliğe geri döndüm.

Peki neden Türkçe öğretmek istediniz? Ve neden İtalyanlar Türkçe öğrenmek istiyorlar?

Öğretmenliği gerçekten seviyorum. Milano’da Türkçe’ye bir talep olduğunu gördüm ve özel dersler vererek başladım. Daha sonra uzun yıllar Milano’nun önemli dil okullarında Türkçe öğretmenliği yaptım. Pandemiyle birlikte dersler biraz sekteye uğrasa da halihazırda dil okullarıyla bağlantım mevcut. Bunun yanı sıra Türkiye’yle iş yapan özel şirketlerle ve üst düzey devlet makamlarıyla da çalışıyorum. Bazı personellerinin Türkçe öğrenmesini isteyen şirketler var. Yani Türkçe öğrenme nedenlerinden biri . Diğeri ise İtalyan – Türk evli çiftler. Genellikle İtalyan beyler Türk hanımlarla evleniyor ve bu beyler doğal olarak hem eşleriyle hem de eşlerinin aileleriyle Türkçe konuşmak istiyor. Bu grup en çok öğrencimin olduğu grup.

Üçüncü grup ise Türkiye’yle direkt bir bağlantısı olmayan fakat Türkiye’yi tanıyan, seven ve dilini öğrenmek isteyen insanlardan oluşuyor. Milano’da yaşıyor olmam bana kendi mesleğimi yapma şansını verdi, çünkü Milano kozmopolit bir şehir.

Şu anda Avrupa’nın en büyük Katolik Üniversitesi’nde Türkçe öğretiyorsunuz. Bu gerçekten gurur verici ve işinizi büyük bir tutkuyla yaptığınız için bunun bir tesadüf olmadığını biliyorum. İşinizin sizi motive eden yönleri neler?

Universita’ Cattolica’da (Katolik Üniversitesi’nde) iki yıldır Türkçe dersleri veriyorum. Elbette üniversite ortamında olmak ve gençlerle çalışmak harika bir şey, çok doyum veriyor insana. İşimi Türkiye’deyken de severek yapıyordum fakat burada farklı ve özel bir anlam yüklendi. Çünkü hepimizin bildiği gibi dil, o ülkenin kültürünü birebir yansıtan bir unsur. Ben İtalya’da İtalyanlara sadece Türkçe öğretmiyor, aynı zamanda Türkiye’yi, Türk kültürünü tanıtıyorum, Türk insanını temsil ediyorum. Bu da üzerime daha fazla sorumluluk yüklüyor ama asla şikayetçi değilim.

Nitekim öğrencilerim hep çok istekli, meraklı, bu beni de çok motive ediyor ve mesleki doyum veriyor. Bazen de onların Türkiye hakkındaki önyargılarını, yanlış ve kulaktan dolma bilgilerini düzeltme şansım oluyor. Derslerde yeri geldiğinde politikadan, sanattan, günlük hayattan konuşuyoruz. Öğrenciler merakla Türkiye’yi yeniden keşfediyor ve hatta etraflarındaki insanlara anlatıyor.

Türkiye’yi burada en iyi şekilde temsil etmek, anlatmak ve tanıtmak benim için çok önemli ve beni işimde motive eden en temel unsurlardan biri.

 

Her zaman İtalyanlarla çalışmıyorsunuz. Biraz da İtalyancayı öğrettiğiniz Türk öğrencilerinizden bahsedelim isterim.

İtalya’ya okumaya gelen Türk öğrencilere ve iş için gelmiş Türk profesyonellerine İtalyanca öğretiyorum. Hiç İtalyanca bilmeden normal bir dil kursunu takip etmeleri başlangıçta zor oluyor. Derslerimde ilk etapta burada yaşamalarını kolaylaştıracak bir takım pratik bilgiler vermeye çalışıyorum. Kendim İtalyanca öğrenirken yaşadığım zorluklardan yola çıkarak onların nerelerde zorlandıklarını çok iyi görebiliyor ve yardımcı olabiliyorum.

Öğrencilerim ders dışında İtalya hakkında bir çok konuda da bana danışıyorlar. Özellikle gençlerle çalışmak, onlara yardımcı olabilmek, tecrübelerimi aktarmak elbette beni çok mutlu ediyor. Derslerimiz bitse bile bir çok öğrencimle ilişkim hala devam ediyor. Her yaz tüm öğrencilerimle bir sene sonu yemeği organize ediyorum. Birbirlerini tanımayan bazı öğrencilerim orada tanışıyorlar, aralarında Türkçe konuştuklarını görmek gerçekten çok keyifli oluyor.

Son birkaç aydır da instagram’da @turcomania_italia adı altında özellikle Türkçe dilbilgisi, deyişler, bunun yanı sıra bayramlar, alışkanlıklarımız ve geleneklerimiz hakkında kısa kısa bilgiler verdiğim bir profil oluşturdum. Aslında ilk etapta Türkçe öğrenen, Türkiye’yi merak eden İtalyanlar’a yönelikti. Ama zamanla Türk takipçilerimin de arttığını gördüm. Her iki dilde de açıklamalar yazdığım için onlar da İtalyanca bazı kural ve deyişleri öğreniyorlar. Merak ettiklerini soruyorlar. Dolayısıyla hem Türk hem de İtalyanlara yönelik bir sayfa oldu. Her gün beslemeye, yeni bilgiler vermeye çalışıyorum. Meraklısına…

 

Son yıllarda Milano’ya üniversite okumak için bir çok Türk öğrenci geliyor. Milano Başkonsolosluğu bünyesinde ilk defa kurulan Eğitim Ataşeliğimiz faaliyetleriyle öğrencilerimize destek oluyor. Siz de bu kapsamda Katolik Üniversitesi bünyesinde Eğitim Ataşemiz Prof.Dr.Tolga Erdoğan ile işbirliği yapmaktasınız.

Son dönemde Milano Başkonsolosluğu Eğitim Ataşeliğimizin, çalışmakta olduğum Katolik Üniversitesi ile yaptığı bir projede de görev alıyorum. Amacımız bu üniversitede okuyan Türk öğrencilerimizi üniversite içinde daha aktif kılmak, onlara bu yolculuklarında eşlik etmek. Diğer taraftan İtalyan öğrencilere de Türkiye’yi daha iyi tanıtmak, onlarda Türkiye’ye karşı ilgi uyandırmak. Bu amaçla 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda bir etkinlik yapmayı planlıyoruz, halihazırda çalışmalarımız devam ediyor. Ayrıca Katolik Üniversitesi’nin Türkiye’de lise öğrencilerine yaptığı tanıtım programları devam etmekte. Nitekim son yıllarda artan Türk öğrenci sayısını buna borçluyuz.

Betul Hanım siz Türk edebiyatını çok seviyorsunuz. Milano’da İtalyan öğrencilerinizi düzenli olarak topladığınız Türkçe kitap okuma grubunuzdan biraz bahseder misiniz?

Dört yıldır İtalyan öğrencilerimle Türk Edebiyatı’ndan seçtiğim romanları Türkçe okuduğumuz bir grubum var. Ayda bir defa buluşup Türk romanlarını Türkçe okuyor ve İtalyanca’ya çeviriyoruz. Bu tamamen benim gönüllü yaptığım bir etkinlik. O kadar güzel şeyler ortaya çıkıyor ki... Her iki kültürün ortak yanlarını ya da farklılıklarını, hayata bakış tarzlarını kitaplar aracılığıyla keşfediyor, tanık oluyoruz. Pandemi döneminde maalesef bu etkinlik de biraz sekteye uğradı fakat çevrimiçi etkinliklerle devam ettirmeye çalışıyoruz.

Kendi sektörünüzü ele aldığınızda Türkiye ve İtalya arasında eğitim sistemi anlamında nasıl karşılaştırmalar yapabilirsiniz?

Bu çok geniş bir konu.. Kısaca şunu söyleyebilirim, İtalyan eğitim sisteminde devlet okulları oldukça iyi. Gönül rahatlığıyla çocuğunuzu devlet okuluna gönderebilirsiniz. Ortaokullar biraz zayıf ama diğerleri gerçekten iyi eğitim veriyor. İtalya’da iyi olmayan tek şey İngilizce eğitimi. Maalesef İngilizce'yi öğretmede büyük sorun yaşıyorlar. Sadece bunun için belki özel okullar tercih edilebilir. Ama tüm eğitim hayatı boyunca değil. İşveren hep özel okula gitmiş bir öğrencinin CV’sine şüpheyle bakıyor.

Üniversite ise çok farklı. Öğrenciler lise bitirme sınavından sonra, istedikleri üniversitenin sınavına girerek kazandıkları taktirde, oraya devam edebiliyorlar. Lise 5 sene sürüyor, bitirdiklerinde 20 yaşlarında oluyorlar ve üniversitede ne okuyacakları konusunda daha bilinçli bir seçim yapabiliyorlar.

Yurtdışındaki tecrübe ve gözlemlerinize dayanarak uluslararası alanda çalışmak isteyen girişimci kadınlar icin tavsiyeleriniz var mı?

Girişimci kadınlarımızın öncelikle dil öğrenmeleri gerekiyor. İtalya’yı ele alırsak, yukarıda da belirttiğim gibi İtalya’da başka bir dil kullanarak yaşamak ve anlaşmak çok zor. İngilizce bilen oranı çok düşük. Bunun dışında İtalyanlar bize benzeyen, konuşmayı, iletişimi seven sıcakkanlı insanlar. Onlarla özellikle yemek ve gastronomiden bahsederek konuya girip gönüllerini kazanabilirsiniz.

Genelleme yapmaktan hep çekinsem de, İtalyanlar genel olarak çok sıkı ve disiplinli çalışan insanlar değiller. Zira İtalya’da bölgeler arası çok farklılıklar var.

Bunun yanı sıra hepimizin bildiği gibi, işi ne olursa olsun insan severek yaptığı işe artı bir değer katıyor. Ve bu dünyanın her yerinde böyle! Sizin olumlu enerjiniz karşınızdakine geçiyor ve önünde sonunda başarıya ulaşıyorsunuz. Elbette başka bir ülkede bunu becerebilmek biraz cesaret ve sınırlarını aşmakla ilgili bireysel bir farkındalık gerektiriyor. 

Betül Hanım tecrübelerinizi bizimle paylaştığınız için size çok teşekkür ediyoruz..

Bir sonraki söyleşimiz için Torino’da görüşmek üzere..

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.